yağmur renkli paltomda akşam kokusu
yolda bastığım hayatımın dalgası sırık
gerdanına dokunsam gözlerimin buğusu
karanlığı deler şu birikinti su ışıması
sevişken cesur tutkulardayım bir ölüm pısırık
ada vapurunun arkasında martılar
ada vapurunun arkasında bir martılar
bir de bakışlarım kaldı
yalnızlığıma takıldı kaldı
İstanbul'da Üşümenin Dİğer Adı
gökkuşağı sandım gülüşünü
gülüşün masallar ülkesi
aşk ve yalnızlık
istanbul bir çingene akşamı kalbimde
ama nasıl sabaha ağlamaklı
istanbul'da gezen ben değil ancak
İstanbul'da Yokoluş
üsküdar'da dar yürüdüm
kaldım kalakaldım
çocuk parkı sabahlı şaşı bir hüzünde
sıkıcı ölüm sallapati
ışkın dalları narinliği sevişmek isteği
seni aramıştım biraz bira
adı aşklı bir türkü
şafak sökmeden aldın bensizliğin kokusunu
acayip tonal sen ve herşey
hicranlı demlendik yok kumrularımız
razı değilim sensiz başlayacak günün ilk kıpırtısına
heveslerim bitti nerde bu ağaç hani yosun gümüşi balıklar
benim değil artık bu sokaklar bıraktım yalnızlığımı bile
kafamın tası attığı yerde
farkettirmeden zamana
bittim işte
yapraklar sonsuzluğa bolero
lodos sabahlarına adanmış gözü sulu öykülerde kokun
ihtiyar adımlarımda daima silinmemiş ruj lekesi
başıbozuk andelip çığlığı deniz kıyısı güncemde
bakan değil böyle gözlerim
yapraklar değil böyle hışırdayan
anla bu sensin işte…




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.