bu yağmur bu yağmur
ipince derince
hayırım olur
hayra alamet değil senleşmek bende
aynı odada sabahladığım
serince
gözlerinin pususundayım hayli zamandır
vefalı unutkanlığın var yüzümün anlamında
bana baktığın an güvercinlere gökyüzü yasak
sanki
gözlerimi esir alır hicazların dünya masallaşır
bir gidişin gerçek kalır ağlayışımda
basit ütopyalar için yaratılmadık biz
biz ki koyun koyuna bulutsu yalnızlığında
ezenlerin aklında kol gezen hayaletler
her zaman yollardadır
mağrur olanlar
şiirlerimi kaybettim unuttum mürekkebimi
serin akşamların karanlığı bakır hülyalarımda
çarşafım yorganım yastığım tan yeri özlemi
sabah kuşlarıyla karşılıyorum benim için olmanı
yazmak varolmanın seçeneksiz hergünü
günlüğümü göğünde tutuyorum kış kırlangıçlarının acısıyla siyatikli yokuşlu pelerinini takmış gibi gri bulutların
karanlığı şafağın keser
ümit geceden ağrıma kalır
kahkahamdaki yurtsuz nefer
dolanır gelir barikatın olur...
kaygılanır sonsuz uzaya bile
eskiyen unutulmaz
penceresi uzayın
okşayan tüm evreni
bakışımda kalan
göz kırpışına mağdur mahçup
parçası sanatı sanat yapanın
insan hep biraz daha der beklemek yırtık resim
günler işkence curcunası yıllar bir bardak su
gridir aslolan zora bakmak yorar aptallığı
gülmek mahallede düğün hazırlığı
huzur selmanın iş dönüşü
sarışmak asker uğurlaması
babanın ayakkabılarını görmek sürpriz gibi
yağmurda bakkal işi açık yoğurt ulaşmak istediğin
ben daha dikilmemiş yırtık yeri ceketinin
1.
ay ışığına kanıp da yıldızlar
kar sessizliğine vurulunca hep beraber
o an benim dağlardan vaz geçtiğimdir
yanımdasın
kanatlanır hüzün
ki
aşka boynumuz bükük
kırsal soğuklara kalır ayrılık
dudak çatlar
can kımıldar




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.