kısa arzulu bakışıyla
süzüldü yolun karşısına çocuk
annesinin elinden koparak
yaklaştı bahara...
sıcaktı sıcak olmasına
gülüşlerinin kokusuyla güler bir bir
zoru kaldırımların
seninle zamana ağıt yakıyorum
bitendi o
adı bizden başka olan her yiten
ve sevdamın karasında
Zamanım Yok Geçmişi Düşünmeye- Aşkın Antikahramanı
içim genişlerdi daracık sokaklarında
kelebek telaşlı günlerimizin
aydınlığın gelirdi
en köhne yerine umutsuz aşklarımın
I.
öteki:
kendine yeryüzü olacak kadar yalnızdı
ağzı kendine sır küpü öylesine kararsız
burada özgür yorumlayınca geceyi sonlarım
tek başıma yürümeyi ilk defa sevdim böylesine
burada
seni unuttuğum gölgesiz yokuşlukta
köpek seslerinden bile yoksun
bu yalnızlık boşluğunda
1.
geceyi biz pusuya düşürdük
çetin kavgalardan sonra
ama ilk gülüşte...
sabahın körüyle inatlaşırken
içimde seni sevmenin pırıltısı
senden kaçıramıyorum hüznümü
trenler nasıl kalkıyor sensizliğe bilsen
buluşma çiçekleri akarken gözlerimden
ben...
günlüğüm oldun
yazmakla bitimsiz
dağınık dünyalarımın derleyicisi
gecesi derlenmiş rüyalarımın
rüzgarı yoran o saçlarına takıldı hecelerim
sar beni yangın yankısı ormanlarına
siyaha bürünür kar
şahrem şahrem isyan
senden sonrası tufan
senden sonrası çığlıksızlık
düşlerimden sıyrılarak tutsağın olurum
avuçlarımızda zaman
kör kütük sarhoş
biz öylesine kopmuşuz
zamana acımasak yaşamazdık
ve merhamet aşkta yongasıdır ölümün
onu sarsar




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.