gölge düşmedi içtiğimiz suya
yüreğimin sofasında düş rengi
geniş ve aydınlık gülüşünle
ucundan tutarken yalnızlığımın...
düşünceyle savrulmadan yolumuz
tarhların içinde uymadım ah'larına aslalarının
yabancıyım kusura bakma küflü bırakışlara
ağustos sonu akşamlarının fırından yeni çıkmış
tazecik sımsıcak ekmeği gibi olmalı her terkediş
beni bırakıp yanımda durma olma böyle
aylasını yitirmiş bir gezegen gibi
erteledin kendini beğenmiş yaz yapraklarımı
aklımdan çıkmıyor inatçı yerine oturmuş dünyaların
kafamı kaldırıp baksam asfaltsız yolların vaz geçilmezliği
yırtar genzimi
caddeler sereserpe
küstahlığıma kıl
bence en samimi şarkısıyım gözlerinin
yandan görünüşün bebek gibi yağmur uykularına düşkün
aksi böceğim yolumuz şaş
yolculuğumuz patika mütevaziliğiyle meşhur
sen beni değil ama
koyu mavi buğu bu sahne
iki dudağımın arası günbatımı
çağırmak deminde değilim
kenarları örselenmiş duygularımlayım...
kendime uzağım belki
kımıldamazdım yerimden
normal olurdu şaşkınlığı havanın
nisan ya da temmuz fark etmezdi
esmer bulutlar dağılırken başımda
sen mutlaktın hayat kör çıkmazlı
ama tadına doyulmayan bir manzara
süzgün bir pazardı
güneş küstahça bırakmadı yakamı
arafa girmiş gibi suskunluklar yorgunuydum
buruk gülüşlerine kıymıklar kızgını
yüreğimi hazırlamıştım
bahar uçlu kollarınla
huzur veriyor üşümek
kesik kesik mayıs ortası rüzgarlarıyla
ruhum sana esir
sensizliğim hayata
özgürlük olmalı bu




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.