Kağan İşçen Şiirleri - Şair Kağan İşçen

Kağan İşçen

müthiş sardın yavru köpeğim şimdi benliğimi
iki parmağımın arasında yanağındaki
kirpik taneciği
su bardağında soğuttuğun açık çayın
ve şehla iki kahve çekirdeğin alırken yorgunluğumu

Devamını Oku
Kağan İşçen

elimle güneşi tuttum
kimse inanmadı
ağrımı ateşe attım
ateşler ağladı
geçmiş geçmiş değildi
ama gelecek geçmişti

Devamını Oku
Kağan İşçen

soğuk ikindilerimi özlüyorum yeryüzüne yakın davranan
o zamanlar daha yoksullaşmamıştım kirpiklerimin gölgesinde
sana kendime sen ve kendim sandığıma da...

yalan söylemezdi turunç ağaçları ve orda yaz balkon güzeli
ılık sularla arınırdım göz tuzlarımdan cahildim

Devamını Oku
Kağan İşçen

yeşile keser intihar
o kumral belli belirsiz dakik
kalbim kumruya kesmiş bahar
gözlerin mutluluk odası akik

tane tane tanemsin herşeyim

Devamını Oku
Kağan İşçen

yenilendim uygun görmedim eskimeyi hiçbir anımıza
ben yıkık köprüler gibi unutulmuş olsam da içimdeki keskin
ırmaklarını unutamamamın diretmesi bu kar neşesi bu eldiveni
bu ruhunun ellerime geçişi öyle neye dokunsam
seni de değil ruhunu okşar tümden kabuk bağlamadan yaralarım
ruhundur ellerimdeki eldivenim

Devamını Oku
Kağan İşçen

E Sen Şimdi Gidecek Misin

sen şimdi gidecek misin
peki ben kimi beklerim şimdi
nefes nefese
kırlangıcın yuvasını yapması gibi

Devamını Oku
Kağan İşçen

su haykırdı üstüme
her yanımda ışıklar kırıldı
yoksullaşan bir şehrin
yağmura tutuluşu gibiyim
aç çocuklar gibiyim
serüvenimin nasıl başladığını

Devamını Oku
Kağan İşçen

E’siz Mevsim Sarhoşluğu

eski yağmurları istiyorum E
bu söylence hiç bitmeyecek
beti benzi soldu mevsimlerin
gök gürlemiyor usul usul

Devamını Oku
Kağan İşçen

günler kış hüzün meyvesi ekşi mi ekşi
akıl gider eski şarkılara dalıp gider gözlerim
oturur düşünürüm kimbilir çocuk yüzünle
ağaçlara bakıp kırptığın kirpiklerinin tadını
unutmuşçasına attığım adımlarımda senin tazeliğin
uzak öykülerde solar içim kadehimde sıcaklığın uçarı

Devamını Oku
Kağan İşçen

sabahı zor ederdin ince sahici bir yapışkanlık burası
gözlerimin içine bakardın bazen gözlerimiz sevişirdi
doyasıya bir doyumsuzluktu sabahlarımız ilk çaylarımız
tedirginlik girerdi aramıza bakışlar öncelikle flu sonra sonrasız
elbiselerine bakardım baktığıma bakardın başkalarına yalandın
ama başkalarının yalanı değildin en çok benim doğruluğumdun

Devamını Oku