göğe dalbudak salmışım düşlerimle aşkı
bakışların yerçekimi ben sana yapışkan
mevsimler eskitir yenilerdik hüzünleri tevazusuz
yaramazdık afacan iki serçe süprüntüsü
sevmezdik bu kadar birbirimizi göğü ev bilmeseydik
hadi diyorum yelkenler fora aşkım tüm evrene açılalım
şafakta sur borusu kalk sevdalara bilen der gibi
ilençli türkülere verdim yüzümü ferhat gönenci
masallardan aşırdığım sonu iyi biten sergüzeştim sen
öfkesi dinsin kıyımlarımızın
uzatmadan hiçbir sözü
susmayı paylaşalım
zaman dindirir bu baharın sancısını
üzülme meleğim
ben her halimle ve her anımla
ay efsunlu bir silgi gibi
dalaşırken özlemimle
kendimi unuturum
özlemim öksüz kalır...
yağmurlarla dalaşırken öfkem
dudağının kıyısı şirin çiçekçi dükkanı
kimseye yazılmamalı şiir
hayat zaten kafiye hece anlamı çoğul
dağınık kış günleri yıkanırım ancak olmayışınla
öğlen olursun güneşli istanbul günleri
rıhtımda rahat bırakmaz martılar
akin sıcakları bıraktı çocuklar
çoğunlukla anısı kırılgan tatlı yeşilli
yaklaşanı bilememektir hayatın ta kendisi
sonuçta erken çöken kışın üşütmesidir
ve nedense her öykü hep son öykü...
I.
havalar çok soğurdu
gördüğün her dal
kahvenin griye dönüşü
eski zamanları bile düşlemeye üşenirdin
dışarda damlalar siyah
sokak lambaları ılıtır mı ki içimi
ya bi film izlemişimdir
ya da lafa dalmışımdır arkadaşlarımla
dünyayı yıkıp kurmuşuzdur yeniden
ada çayı kokardı göğüslerin
azı dişlerini geçirince o ürperti
çaydanlığın sesine uyanmak
sevdirirdi kar tokluğunu
bir kağan işçen saçlarının telinde
uykulu kırmızı yüzlü




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.