saçlarının kokusuyla
kır yorgunuyum
hiçbir ayın derdinde değilim artık
düşünülmeden yaşanılmış mutluluklar
çeksin giden ve gelmekte olan yazın derdini
idareli harcıyorum ara sokak yazlarımı
sesinin gölgesinden kalan
ruhum traşsız zencisiyim uzağının da
kör bir sağanağın ortasında menzilsiz
ürpertimde kalan yaralı soluğunla
avutuyorum incinen yorgunluğumu...
ben
sığamam
gece ile gündüz arasına
sığdıramam ellerimi gökyüzüne
caddeler yetişemez adımlarıma
yüreğim çarptığı an zelzele yeryüzünde
kışlanın ardında
bir ince türkü
yazan:el
okuyan:dil
gönderen:bil
üzgün istavrit
hayatının baharında
bense üzgün baharımın hayatındayım
tüm bunlar ne balıkçının umrunda
ne galata'nın
değil bu da benim umrumda...
sarardığın yerdeyim yığınlarla
dumanlı bir göğün ortasında geçmiş günlerin sıkıntısı
yağmuru bekler yürek diken üstünde
caddeler yıpranmış yürünmekten
sokaklar taşımaz evleri
hani ölüm derdik kayar gider yaprakların hışırtısından
dingin bir mağdurluktu kırılışı cam gözlerinin
tenimdeki lirik akşam esintileriyle güze dönüşürken
umutsuzluk
ıssız kır doğallığı aramıştım soluğundaki her bitişte
yosun dolu bir yaz
alıştığım karsız sulu sepken kışta
akmaya başlar çatılarla sevişmek paltolu
kendini beğenmiş bir kışta uzar içindeki durgun göl
kasvetli düşünce uzar ayaklarının ucuna kadar
buzdan mavileriyle düşler keser içinin yanışlarını
yanılmak başlar ağaçları seyrederken
yumuşar toprağın küllenişi serzenişlerinde
Kentler Beni Unuttu Demek Uykudasın
ay ışığı akıyor gözlerimden
hüznüm geceye saklı
hangi sabahı hazırladın umutlarıma
ve güneş nasıl olur da yakışır birgün gözlerime




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.