ben böyle yolculuklarla dağınık
sen öyle uykularla ayakta
hiç bitmeyecek dua gibi sürecek ayrılığımız
ama sürgit ömrümüz hep aynı solukta
birleşeceğiz aynı toprakta
yeryüzü kadar büyüyecek umudumuz
İkimize Bir Ara
bakma haziran şımarık çocuğudur
yaz yalnızlığının
caddelerde mora çalan bu * aydınlık
iki deniz arasında kalmış gibiyim
martılarını ayırt edemiyorum heyecanlarımın
dalgaları kıyıya doğru ateş gibi köpüklü
hangisi bende
ben hangisindeyim
bilmiyorum...
yapış yupuş sıkılganlıklarla
kabuslar da bitiyor oyunlara tutsaklıkta
hayatla dalga geçiyor yalana alınmak
küstah sislere yakalanmış her anımız
biz biz olmaktan çıkmışız
ikide bir uzaksızlık
aştım aşkın basamaklarını piştim ayrılığınla
göçtüm yurtsuz kuş sürüleri misali düşsüz ülkesiz
bildiğim doğrulardan geçtim vardım yanlışlığınla
anlayamadığım yalnızlığın ne olduğuna ikilemsiz
kumru bekleyişimi yitirdim aldım sahipliğini yavru serçe serseri avare uçmak özleyişini
şenliğimdi yaz hışırtıları arasından sensiz sana yürümek
ısınmış kanımda yuvar yuvar yokluğun
peşinsıra kavak ağaçlarının içimde yer etmişliği
kıraç pazarların ana yollara açılan sıkıcılığında
çaresiz bekliyorum yanında üşümeyi bile...
kervan saraylar bildim tutuşmamızı
mesafelere tınmayan kahrolmaktı
birbirimize bakıp ürpermemiz
ilk ürpermemiz
sıcaklık parmaklarımızın ucunda
isim:özlem
şehir:gözlerin
bitki:kulaklarına küpe yaptığım çürük kirazlar
eşya:turuncu papatyalı tokan
artist:mutlaka ibrahim tatlıses
hayvan:ilk çocuğumuz sarman kedi sultan
kıyılarına vurdum tanınmamış kurtlar sofrası
tepeden tırnağa istanbul'dum adalar vapuruyla hoşbeş
akşam nasıl gelir nasıl giderdi soran olmazdı kuşkulu
yalın ayak boğaziçine aşık pejmürde sallapati hırtoğluhırt
beylerbeyi'nde anlaşılmamış bir yalı acısı sızım sızım
kanal kanal yalar yüzümü beykoz'da bir kızın gerekçeli intiharı
yalanların çocuğu olamadım ancak kendimi kandırdığım çok oldu.ama sadece kendimi.yalnızlık belki kandırmaktır kendini.oyunların adamı ben değilim. sensiz bu şehrin masumane sokaklarında at koşturduğum, köhnemiş burjuva neonlarında sensizliğin anlamı üzerine düşündüğüm çok oldu.inan sabahlarına uyanamadığımız yalancı hayatların çıkışı yok sığırcık kuşum.
yalanlar yaralı 'o' kuşun kanatlarındaki titrek örselenmişliktir bana inan.ne mutlu yalnızlığımıza.biz günün adamı değiliz.olamayız.sonumuz madaralık olsa olsa.
zamanı bırakalım zamanı düşünmek yakışmıyor bize.zamansızlık bizi bizle tutuşturan.zaman kopuş biteviye.zaman yalanların zorlaması benliğimizi. tepkilerimiz,gülüşlerimiz,düşlerimizin gözlerimizde alevlenmesi,soluğumuzun hiç değişmez kokusu,yaşamamız evreni düşüncelerimizde ve yüreğimizde.
zamanı birlikte aşabilir,yener,anlamını yokedebiliriz ancak.bu anlık düşlerimde bile ilk anki gibi olduğunu bilmene bağlı.
aşk çocukken mahallenin kızlarının ismini duvarlara çişimle yazmama benzemiyor hiç.
mahalle aşkımın küloduna bakıp rüyalara dalmama hiç benzemiyor.onlar çocukluğumuzun zamanı aşmaları olur olsa olsa.




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.