yaşamanın kendisi boş işlerle uğraşmaktı
boş işlerle uğraşmaksa yaşamak
ağaçların ne zaman büyüyeceğini düşünmek
çırpınışını bir balığın
kalbimdeki yaranın kovuğuna
inci mercan dizeler yollamak
siyaha bandığım ah o korkaklık
son dansını edemeden yıkıldı bedenimde
sert bir sarhoşluktu
oysa bu çocukluktan ibaret sandığım
geveze akşamları boşladım üstelik
her anım omuzları çökmüş alaca şimdi...
karışık bir basitlik hayat
aşk dolduruşa gelir ölümle
dol dol ağla
güncel beğenilerle harcanır aşk
ürküt acımasızlığı arayarak gökyüzünü
sırf çaresiz oldukları için sev serçeleri
kimden kaçsam uzaklığımızın tadı
herkesteki sende sendeki herkes olmuşum
meğer...
meğer...
bulvarlar boyu boğulurcasına soluduğum
kimliksiz bir akşam soğunun
yüzüne karşı konuşmak gibi uçurumlu yalnızlık
yanıbaşımda öğle yemeğinde işçiler umutlu taze ekmek
evlere bakamam kapıları anımsamaktır anımsamayı
ölümler içtimaya geçmiş içine kapanık değil mezarlık
sana yazdım burada ve buradan başlayarak başkası gibi
sinemalarda hep birbirimizi izledik koltuk numaralarımız aynı
bulutlu uğultuları diner ömür sokağının
yağmur soğuğu yemeyi unutunca düşlerin
sahnede perdeleri çekilmiş pencereler
buğulu atmosferleriyle yıkarlar
bütün acı duvarlarını...
seni kaçırdım düşlerimden de
yetişemedim insan yanına bakışının
ve bu dünyanın zamanlarına sığmadı
birbirimizi tanımamız
senin yerini alan yollarda
elimde sonluluğun nihayet senin de
gözlerinde kalmaklı bakışlarının kuşkulu çaresizliği
sesinin yıkıcılığı sarhoşluğu benim bulutlarımın
affet dünyayı unutmuşluğumu
bazen yarım kalmış bir şiir gibi susardım hatırla
ölüme karşı sonsuz tercihimdir bu
dağınıktı tutarlılığım bile
sahil kasabası huylu bir aşksılıktı
akşamları dost lodoslarla komşu
ben seni hep dokunmadan kaybettim
şiirlerimde bile uzaklığınla benimdin
betimleyemeden sesinin vücudunla uyumunu
kuşlarım üşüyor anlıyor musun
kuşlarım sabahın bittiği yerde
anlamlarını gizliyorsun öyle uçucu
bir bulutum oluyorsun bir aşılmaz duvar aramızda
beyaz yalanlar ister gönül kankardeş acılarımıza
parçalanmış kişilikler gibi binyıllık aldatmaca




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.