sazlıklara benzer saklanışın
öyle batak her yanıma iğneler batar gibi
ölmekten korktuğum için uyuyamam
kapıyı açışına taparım senden öte
tanrılar kıskanır sana boyun eğişimi
sensiz dünyasız bir ülkeyim
dışarıda çocuk sesleri tükenmeden gel
kurul balkonuma bir demet çiçek gibi
en sevdiğim işçi türküleriyle ünleyeyim güzelliğini
aydınlık hülyalı toprak kokulu saçlarının...
sonum sensizse sesimde adın olmayacaksa
sanırım bitti derken dört gözle beklediğim
adımların sokak lambalarını tanıyıverdi birdenbire
akşamları ansızınlaşırdım gölgelere nasıl olursa
imla bilmezdim çalakalem üşürdüm kokunla
ahhh…geçmişe giderek ağlamak utkusu evet utku bu…
utkunun yaşanmasının anlamlılığının adı
üzülmeme göğünde kal
uçurtma boylum
kuyruğunda mektubum
gönül çıkrığım...
ağlama...
yaşadıkça şiirler yazacağım
dört bucağını aştım
yedi katını terkedilmişliğin
beni terkedecek kimse kalmadı
öykümle sırtsırta vererek
kaldım kendimden artakalanla
ben bir yanmak beğensem
ormanım olursun içinden çıkamadığım
ben bir günü doya doya yaşasam
ömrüm olursun sonunu getiremediğim
gözlerinin rengine arkadaş bir hüzündüm
arayışlarıma ipotek koydum varlığınla
aşsam kül edilmiş bir ömrü
sen kalırdın ağlarına takılmış
düşüncelerimin tren yolu bitmezliğinde
her benim hiç senin bu hep böyle mi devam edecek
üzüntüm bana yetiyor sen dahilinde
bir de sensizlik yıktı önüme yaşamayı
alnımın ateşi tutsak öpücüğüne
içim bana benzemez inan
uçurumlara iter dışımı
çetrefil kabuslara terk etme
kalp ezgimi
ağaçlar küserdi havalara
sokaklarda suskun bir gri
sadece benim bildiğim
çok farklı bir
hayata tutunma şeklidir
gözlerini düşünmek
Sonuç Aynı
ister uzakta
ister yakında ol,aşk
sonsuzsun işte...




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.