gidişin yarım bir şiir
n'olur dönme n'olursun
ağlayışın bitmemiş bir öykü
güzelliğin kadar çocuğumsun
yalnızlığım karanlık bir nehir
yirmili yaşlarımdan kalma bir Mart
zaptederken kenti
kendime bakınca seni görüyorum
güzellik aynam
bir seni düşününce çekilir oluyor evren
dünya
güz boyalı ceketimden
sırtımdan inmez hiç ay ışığı
ara sokaklar eskittim düşüncesizce
celladımdı çok çocuklu bir yolculuk
sokak ışıkları göz yaşlarım
iki arada bir derede hin oğlu hin ölüm korkusu
ağzımda bahar puştluğunun sancılı tadı
ayaklarım kimbilir hangi sokağın derdinde
bilemeyeceğiniz bir sürükleniş güdüsü
şu bendeki süregiden
güneş mahalleyi terk edince biter erkek fahişelik
yorgundu kanatlar
güneş sarısına benzemek istiyormuşçasına
kaba saba gülüşüm zamana sarılmayı bırakınca
dinginleşti gözaltlarım
sensiz olmazdı biliyordum...
son adımımı attığım andasın
sorgusuzca buğulu akşam pencerelerinde
halsizce sararıp solduğum bu kuş uykusu
sobalar ev içlerine küstahken üstelik
üstelik gözlerimdeki fer damlacığı bulanıkken
uzak musonları yanağıma taşıyan düşlerle bir
yakıcı bir toz bulutuyla dolu genzim
düşlerim ışıldarken taşralı bir temmuzla
sarı elbiseli değil belki ağaçlar
gene de sahiplenmiyorsun sokağımın
yalnızlığıma katılmasına
ve aldırmıyorsun
nerde durup da düşünsem seni
orasıdır şehir
kuşlar orada sağırlaşır ölüme
ve sen hep
bu oyunun sonunda
arkana bakmadan gidersin
akşam alacasında
çocukça düştüğüm yanılgılarımla
gözlerim seni sevdiğimi anlardı
ben gözlerime inanamazdım
ben kendime benzemezdim
sana inanırdım
Haikuların Çığlığı 20 Hançer Yarası
1.
inşaattaki
işçilerledir kalbim




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.