ıslaktı haziran ağaçlar utangaç
ellerimizde yitip gittiğimiz
ellerimizde kendimize ihanetimiz
biz birbirimizi değil
sevdik hayalsizliklerimizi
Sulu Gözlü Yoldaş...
...soğuklarla baş edemeyen saçların
dumanlı dudaklarına selam çakar gibi alnında
cebinde taşıdığın matbaa kokulu umudunu
acele sözlerle serdim yollarına
hece hece\ sönmeyen yıldızımı
sen evrene bir ece bana sissiz ülkü
duraksız tren bitmeyecek tek öykü
kalemim bir seni bilir eksiksiz
sokağın tadındaydın
naftalinli sandıklarda
nisan iyimserliklerinde
gözlerime çektiğim
düş yazı perdelerinde
serin mavi uzaklıklarıysa
uzak kervan gözlüm
neyin yakın ki
uzak imkansızlığından başka
düşkünlüğümün nedeni
güneşten soyunmuşluğum
saçlarımdan akan çile pınarım
akşam olurdu
mahallenin daracık sokaklarında kahkahalarının gölgesi
duvarlara dokunmak için koşardık
ilk önce kim dokunacak
ağabeylerimiz duvarların içine tıkılırken
biz duvarlara dokunma yarışında
beynime çizdiğim kırık dökük notasız ağlayış
mayası aşktır hayatın desem bekler misin
ölüme hayata desen çizsem yalvar yakış
yazmadığım vicdansız şiir yoksa sen misin
tabiri caiz değil dilimin ucunda olsa da adın
ulaşılmaz iz bırakan dinginliği yükseklik tutkusu
gözlerin yüksek gerilim hattı ortaçağ dinselliği
benliğim insanlık ülküsünün ötesinde yeni bir dünya
aşkın eşi bulunmaz yol gösterici şiirlerimde
balkonumda şımarık rüzgar
yatağım dağınık
dudaklarımın arasında gezinen
gizlediğim ilk ve son can yongam
gecenin örtemediği tek ayıptır
yalnızlık...
yağmur şehirleri sakladım umutsuzluğuna
ama sen bulacaksın nasıl umutlanacağını
giden her kırmızı bulutun ardından...
umudunu
eli boş dönülmüş yolculuklarla




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.