daima şarap rengi günbatımında canlanır
bir hiçe tapınmanın son çırpınışları
ne zaman ki bir gün daha çıkmaza batmaktadır
başlar içimdeki çocuğun geceye son yalvarışları
sakinleşemedi geceye güvensiz ağaç
göz gözü görmezken bir sen kaldın aklımda
şiir de yazmıyorum okumuyorum artık
gücüm kalmadı desem yalan olmaz
soruların güncel serserileşmesine
sana acıdığım için kendimi affetmiyorum
filmler izledim sana rastlarım diye
kitaplar okudum belki bir kaç satır
bir kaç kelime
dünyayı bu duygularla terketmek istedim
seni düşünürken dursun kalbim duracaksa
olsun ne olacaksa
saadetleri ne çabuk tükettik
yaprakların arasından ışığını güneşin
aman vermez o kokuları da mı bitirdik
caddeler boyu düşlü düşünceli
yaka paça gençliğimiz
kimi zaman korkular büyütürken
gözlerime alırdım seni
uzayan yollarını
sırf inat
dolu yağışlı
kafa tutarak kıs kıs gülmelerine
kağıttan gemilerinin
aştık eksiklik duygusunu
aşk ayrılıksız olmak
aşkın kankardeşi hayırsız ölüm
yağmursuz olmaz ışıması yaprakta
sonbaharın
sonbaharın ikizi gözyaşlarım
kırmızı karanlığında boğuldum çocukluğumun
uçurtma şenliğidir ölüm
kendimi yatıştırma dallarıdır saçlarının tütsülü hali
ışıltılı limani acılarımın ocağı bakışsız bakışlarının öbek öbek tumturaklı iksiri
tarihten sonra da sen
gözyaşlarımın bakracıdır seni arama nedenim
Gözyaşlarımın Köprüsü
hiçbir nehir kendini inkar edemeyecektir
güzelliğin şöyle bir akıp gittiği sürece caddelerimden
gözlerim bir sana bakıyorsa aşka inanır
sözcüklerim bakışlarına sığınıyorsa yiter üşümek
dibinde çay kalmış bardak gibi atılmışım bir köşeye
bekleyişsizliğinde koyu mavi çocuk kışlarımın
hayat yaz günü ılık su içmek gibi tatsız,parmaklarından damlamadığım an
gerisi yağmura yakalanma şaşkınlığı
sırtımda soğuğu sensizliğin
gözlerin gelir aklıma




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.