kuşlar şaşkın yakalanır ölüme bir de gökyüzündeyse
ele avuca sığmaz ölüm esirse yaşam yarınlara
yüreğimdeki yalancı putları bil ki yıkıyorum
gözlerimi kapayıp düşündüğüm muamma
sensin ömrümü harcadığım boşluğuna
her anı senliymiş gibi bakıyorum
unutamadığım bir im göğe uzanan soğuk
çirkin yaz sabahlarına sıkışmış kalmışsın
için dışın sigara çöplüğü
yazmak martıların uçamaması demek vapurlu
elinle koymuşçasına bulursun yokluk boşluğunu tesadüfsüz
damak tatlarımı bıraktım seni tanıyalı
hayat sonu beklenen konusu klasik bir filmdir
seni sevmek yetmiyordu göğe bakmama
seninle paylaşmalıydık gölgesini bulutların
kavak ağaçlarının hışırtısı olmalıydı yatak odamız
duraklarımız meraklı gözlerle eve gidişimizi gözlerken
bütün yakın anlamların son yolcusu biz olmalıydık
iç çekişimizin uzaklarındaki …
kırçıl yorgunluğumu anlamadan
temizledin içinden güzlüğümü
sokaklar kızarmış sarıydı
belki ortaokul sıralarında gibiydik
çocuklar rengarenk gocuklar giymeye hazır
evler serili
usluca imgeledim türküydü
yeryüzüne vuran en güzel eylemiydi
saat 16.oo sularında güneş gülünçlülüğünün
yollar sığ ve kıt yolculuklara göz açtırmazken
irkilir sıra dağlı düş kapılarım
el değmemiş amazonlar kımıldanır
birdik
yaşarken pan kokulu anılaşmayı
anı bizdik
ve yollar bitmekle tehditkardı
kısalırdı zaman mesafe
her türden
zaman harici herşey kâfiydi
aramak ve savrulmaktı sanki tabiat ana
şimdi ne zaman ne tabiat ana
hiçbir şeyi aramaz oldu özlemi aşmak
sen beni aştın ben seni özlem hepimizi
sonuçta aşmak bile anlamsızlaştı
oturduğun yer boşlukta
güz türküleriyle dağlanır
bir tek soylu yalnızlıkta
kar gibi sessiz ağlanır...
kimseler yoktu çoşkulu suskuda
ramak kaldı
tadına varacağım o sabah ışığına varmaya
sen bunu gecenin davetsiz misafirliği sanacaksın
bakışlarımın kıskacında
başında kavak yelleri esecek
ağlayacaksın




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.