Bir yaprak koptu daldan, rüzgâra kapıldı ten,
Zamanın eli dokundu o en taze hatırata.
Oysa bir gidiş, bir bitiş değildi bu sefer,
Mekânlar değişti, çehre hep aynı kaldı bu hayatta.
Uzak diyarların gökyüzü sarmış olsa da o varlığı,
Burada, zamanın durduğu o en kuytu odada;
Adı konulmaz bir biçimde, gidilen yerden dönülmüş gibi,
O asil duruş, ebediyen yerleşik kaldı bu hafızada.
Her yolculuk bir gün kendi sessizliğine bükülür,
Saraylar yıkılır, tahtlar terk edilir usulca.
Fakat o zihne nakşolmuş çehre hiç silinmez,
Mevsimler devrilip asırlar geçse de boylu boyunca.
O ilk saniyedeki o keskin, o derin odak için,
Ve bilincin odalarında ebediyen ikamet eden o gölge için,
Kırgınlık barındırmayan, mağrur bir borç ödendi;
Zamanın defterine dilsiz bir teşekkür kazındı.
Kayıt Tarihi : 6.06.2026 17:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!