yaş alıyorum
durmadan bakıyorum önümdeki boş kâğıda
elimdeki kalem parmaklarımdan düşüyor
bütünleşsin istiyorum benimle
Düşünüyorum durmadan hayatı geçip giden yaşamı
insanları düşünüyorum canlıları bitkileri
gelecek günleri bizden sonraki dünyayı
içime çekiyorum sessizce giderek kirlenen doğayı
gökyüzüne bakıyorum parlayan yıldızlara
insanın henüz değmediği o sonsuzluğa
yaşantı
ömrüm
hayatın yaz boz tahtası
ortasından kırılmış
arkası kuşlu ayna
Atsam kendimi tek tabanca,
pancar motor bir tekneye
bırakıp yekeyi kendi haline
hiç karışmadan
bir kıyıdan bir kıyıya teklifsiz,
her neresi olursa hiç bilmeden
Bekleyenimin olmadığı bir yaşamın eteğinde
hani kurşun değmez derler ya öylesine
her şey geçip gidiyor üzerimden sekerek
nedense bir aydınlık yerleşiyor içime durduk yerde
güneş yine parlıyor oysa her sabah kuşlar yine uçuyor
ağaçlar çiçekleniyor meyveye duruyor
yaşlılık
ne güzelmiş bu yaşlılık
yitirmeden içerideki yaramazı
sürdürmek yaşam sevincini
Alnımıza yazılmış bir yazgı değil yaşamak
vazgeçemeyeceğimiz bir zorunluluk değil
insan için oluşan muhteşem bir ayrıcalık
her türlü yaşarsın istersen yaşamazsın
bu da senin hükmünden sana kim karışır
ama yaşayacaksan dibine kadar yaşa
Evet çok zaman geçti ben de yaş aldım epey
ihtiyarlığın sınırlarını aşmak üzereyim
belki de bundandır çok şeyini unutmam
belki de bir süre sonra hiç anımsamayacağım
seninle ilgili fiziki her şeyi unutacağım
boş bir hayal gibi kalacaksın ne kadar kötü değil mi
Sen gökyüzü mavisi
alabildiğine özgür rüyalar kadar deli
her zaman aydınlık her zaman ümitli
yeni bir hayat yeni bir yürek
yeni doğan güneşin ilk ışığı
gelen yağmurun ilk damlasısın
yeni bir bahar sabahı
gün ışıdı
yine sabah oldu
yeni umutlar
yeni sevinçler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!