Dilim çoktandır suskun
bedenim yıllardır yorgun
gittiğim uzun bir yol
bitmeyen bir umut ister
böyle acıyı sevmek değil
yüreğim hep yarık gülüm
Hayalimdeki suretin içimden geçer
taşkın bir nehir olur durduramam
akar gidersin yüreğimin kuytusuna
Çılgın bir temmuzun
çılgın bir son gün batımında
çaldın ateşini yüreğimin
kelebeklerin buzdan kanatlarında
çaldın o umarsız ateşi
doğrusuz sözler içinde
Senden esen rüzgâr
özlediğim kokun var
üzerimde sinmiş duruyor
yüreğim bir gül bahçesi
tenim gül kokuyor
Sevmiş miydim seni
beni sevmiş miydin
sevmiş miydik birbirimizi
zaman ne kadar geç sormak için bunları
bir çırpıda bitirdik bir sevdayı
cevapsız sorgular içinde tükettik kendimizi
tespih
beni unutmamış belli
yüreğimin ilk sızısı
otuz iki taş bir tespih yollamış
imamesi kızıl püskül
tohum
elimle koyduğum
bir fesleğen tohumu
saksıya döktüğüm su
süzülen güneş ışığı
Yavaş yavaş tükenen bu diyardayız
karartılmış bir kuşatmada her yanımız
yarınlarımız kayıp umutların içinde
yaşamak gibi hükümsüz bir ağır cezadayız
bir çıkar yol bulmak için sanki her şeye razıyız
boşa aramalarımız boşa çabalarımız
Bir daha dönmemek üzere hayatımdan çıkmıştın
seni bir daha görmedim göremedim
görmeye cesaretim de yoktu ne diyebilirdim ki sana
yaşananlardan sonra yeniden beraber olmamız
olanaksızdı
bende senin gibi yapmalıydım her şeyi oluruna bıraktım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!