Güneş batarken maviye sarılan hayalleri
kıpkırmızı bir ufuk karşılıyor
akşam saatleri geceye tükeniyor hızla
durulmuş deniz artık sessiz sular
gökyüzünde ay karanlığı aydınlatıyor
ona eşlik eden pırıl pırıl yıldızlar
Seni hiç sevmeseydim
seni sevdiğim kadar sevmediğim kadınları sevseydim
seni de öyle sevmeseydim
Seni sevdiğim kadar sevmediğim kadınları hiç
tanımadın
Seni seviyorum
kumların üstüne yazıyorum
özene bezene oldukça alengirli
sevmem böyle olmalı yani benim
yanlış anlama
gözünü boyamak değil niyetim
Sen neredesin
gözlerim seni nasıl bulsun
bak beş var yıldızların sönmesine
bu ayrılığın sevinç çanları da
birazdan karışır yalnızlığın sessizliğine
Sensiz başlar her sabahım geceler sabırsız
rüyalarım yarım kalır hayallerim imkânsız
güneş erken doğar yüreğim ışıksız odalara
alaca karanlık bir yangının içine koşarım
tutuşur gözlerim tutuşur sana son bakışım
son umudum kör pusularında kalır
Saçları
uzun upuzun
saçları
sarı sapsarı
oturmuş Alman kızları
bira içiyor
sessizliğin içinden geliyorum
sessizliğin içinden geliyorum sapına kadar yorgunum
elimde yangınlardan çıkmış suskun bir mum
sonlanmaya yüz tutan bu hayatın dibini arıyorum
titriyor mumun korkak alevi yolum alaca karanlık
Dün yolda yürürken sessizce
kimsesiz mahzun bir aşk gördüm
duruyordu boynu bükük öylece
az önce terk edilmiş gibiydi fikrimce
belki de firardaydı hain bir yürekten
bakındım umarsızca arayan birini
sessizlik
kendimden kaçışlarım
yüzüme yerleşen hüzün
ertelenmiş duygular
yaprak döken ağaçlar
sevda bozgunu düşler
Akdeniz’in eski bir kıyısında
o sıcak kumsaldayım
gemileri yakmış umarsız zaman




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!