Ölmek mi şimdi mi
birdenbire mi yani durup dururken
böyle yaşarken mi yani güzel güzel
yok adamım yok sen unut bunları
oralara gelmedim daha yolun yarısındayım
erdemleri parlatma faslındayım
ölüm
Babam öldü
ne yapacağımı bilemedim
sessiz sessiz bakındım
bir çare aradım
Bir türkü dinlerim canım yanar
düğüm düğüm olur karışırım
canımdan çok sevdiğim
anam düşer aklıma ak saçlı babam
sonra kardeşlerim
bazen bir söz solmuş bir resim
Yüreklerden dışarı bu fırtına
alsın götürsün zamanın sonsuzluğuna
kapkara bakı taşlarındaki aldanışları
bir fal açıcının uğursuz ellerinden
yak ateşini körükle umudunu
kopar at içinden o korkunu
ömrüm
tarifsiz bir kederle uyandım kimliksiz bir düşten
iler tutar bir yanım yoktu hayatın ellerinden
umurumda bile değildi yaşamışım yaşamamışım
içimdeki öfkeli denizde batıp çıkıyordu
Önce suskun dillere düşer
akşamın sessiz yalnızlığı
karanlığım bir köşede
içimde bekleyen keder
sen neredesi
Bazen haberin olmaz gizlice içine düşer
kendinden kaçak bir sevdanın ateşi
hiç istemesen de kapılıp yanarsın
ağır gelir umutların taşıyamazsın
yavaş yavaş görünür hüzünler
kırık düşler sarar her yanını
Yalnızca
bir kuş sesiydi
seni anımsatan
uyunmamış bir gecenin ardında
sabah ayazında
sessizliği ve karanlığı
Yine yağıyor kahırlardan süzülüp gelen o yağmur
içimde yeşeren umutların gözlerini kapatarak
tutsak bir günün esareti daha sessizce üstüme akıyor
her gün biraz daha fazla hasret kokuyor toprak
biraz daha kuruyor çatlamış suskun dudaklarım
dudağına gülümseyen bir gül yaprağı sakladığım
Bir an bakıp geçiyorsun ya hiç tanımadan
yangından kaçırır gibi gözlerinin içini
yalnızca gözlerim kalır o yarım bakışında
yüzüm belki biraz da seni öpen dudaklarım
seni gördüğümde sözüm geçmez yüreğime
gülümserim hiç istemesem de kederlenirim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!