Korkutmuyor beni artık hiçbir şey
ne yıldırımlar ne gök gürültüsü
ne de karabasan bunlar
seni düşünmekte korkutmuyor
yapa yalnız ölmek bile
bir sönmüş yıldız gibiyim
Güzel bir sabah
masmavi bir gökyüzü
yazdan kalmış bir sıcaklık
mutlu ve sevinçliyim
yüreğime dokunuyor her güzel şey
yüzüm gülüyor yine
Çorak bir tarlada kör toprağım
son bir umutla nadasa kalan
suya hasret ışığa hasret
eskimiş sevdalarda kendine ağlayan
Gözlerin bir orman
içinde yitirdim yüreğimi
yaban düşünceler sardı bedenimi
yalnızım korkuyorum
koru beni
Dayanak oldu yüreğimde
seninle yaşanan günlerim
tükendi sessizliklerim
çarptığın her kapının sesinde
kırıldı kristalden düşlerim
kör uykularda kaldım
Sabaha karşı küçük mutluluklar taşıyan
bir yağmur yağıyordu
aklı inkâr eden kör bir uyanışla arıyordum
onu içi boş düşlerde
oysa bir intihar gibi kendi kendine boğuluyordu hayatın anlamı
toprağa karışan yağmurun unuttuğu
kuruyan
günler sıcak günler ağır
beden yorgun
bekliyor hayat
saklandığı bahçede
küs
içimde bir çocuk yüreği
hüküm üstünde hüküm
anlayamadım bilemedim
insanlara kırıldım küstüm
Sevgi yoksunu bir kuş uçar
dar gelir gökyüzü sığamaz
kaçamaz tutsak olur bulutlara
kanatlarında kanlı güller açar
bir rüzgâr eser savrulur yapraklar
akşam güneşi sessizce kıpırdar
Daha yapacağım ne kadar çok şey var bu dünyada
yaşadığımdan da fazla yazsam sığmaz sayfalara
unuttuğum hazların tatmadığım tatların ardındayım
öğrendiğim çok şeyi suretlerin sıfatlarından taşıdım
ömrüme
umudun arkasından koşmayı her gün biraz daha




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!