Gökyüzüne gülümseyen güneşin süzülen ışıkları
ormanı içten içe çevreleyen sevimli sessizlik
dağların soluğunu doruklardan getiren rüzgâr
yaprakların hışırtısında içime dolan unutulmuş umut
toprağı uyandıran kuş seslerine dolaşan ayaklarım
serin kıyısına sevinçli bir yorgunlukla oturduğum
Nasıl sevsemki seni
yeminlerle mi atsam kendimi önüne
büyük sözler içinde
ya da çiçeklere mi boğup dursam seni
nasıl sevsem seni
sende biliyorsun bende
Bir tutam sevgi değiştirir
yalnız insanı bazen
bir anda canlanır umutlar
başka akar damarda kan
yürek başka atar
yaşam sevilir yeniden
Temizlerken kitapları
solmuş bir zarf geçti elime
bana yazdığın eski bir mektuptan kalma
kitaplığımın en altında
bir kitabın yaprakları arasında
adını görünce zarfın üzerinde
Bir nefes almak istedim bu sıcak eylül günlerinde
biraz serinlemek biraz da insan içine karışmak
sıkıldım kaç gündür tıkılıp kaldım evde
bitmiyor okunacaklar yazacaklar
ev işleri tamir edilecekler
hepsi arka arkaya dizilmiş sözleşmiş gibi
oğullarıma öğüt
bir bakın çevrenize
işte mavi gök
işte bulutlar
Olası mıdır durması zamanın
ya da yaşanması yeniden
aldatıcı bir çırpınıştır
düşmesi ellerime
kan kırmızı çiçeklerin
boşunadır beklemem kurumasını
öldüm mü
bir yumak gibiyim
kendini dolayan
yalnızlık sarılı
çözsem olmuyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!