Hayat benden kaçarsa
korkan bakışlarında
kimler ölüme yazılır
kaç can yaşamaya
kim düşer bir sevdaya
Sessiz sedasız ağlıyordu Truva gemisi
Ege’nin soğuk hırçın sularında
çok yakında bekliyordu o müthiş fırtına
dalga dalga yükseliyordu deniz
can alıcılar yoktu umutlar yol alıyordu
bilinmeyen gizemli bir hayatın içine
Bir fotoğraf karesinde donup kalır hayatın
siyah beyaz hayallerin tükenişlerinde
kapılıp gidersin renkli rüyaların çoban aldatan kuşlarına
yaşadım sanırsın her geçen günü
ekmek gibi su gibi aziz ol yapışıp kalır dudaklarına
bu günde güzel yaşadım der geçersin
Hep seni bekledim bu şehirde
seni bekledim her köşesinde
ve hep akar zamanda kısalır yaşamlar
seni bekledim duraklarında bu şehrin
belledim esamesini her yolcunun
ve tekmil otobüslerinin salkım saçak
Bir fahişe nasıl yaşar
nasıl kokar çiçekleri
gözleri nasıl bakar
elleri ekmeği nasıl tutar
kitaplarını nasıl okur
yüreğinde neler yeşerir
Hey hayat sensin aslolan
bütün canlar senin peşinde bütün yollar sende
yüzünde hep gülücük umutlar senin elinde
acı düşürme hiç yüzüme
yaşanmalı her ne varsa kendi payına düşen
dostluk ne düşmanlık ne
hiç
yalnızlığın odası ışıksız
kör bir kuyu upuzun
mumun ucu titrek
karanlık zayıf bir alev
Gözlerimin önünden geçiyor
yaşadıklarımız bir çırpıda
içim seninle doluyor
sıcaklığını anımsıyorum
gözlerin gülüşün geliyor aklıma
seni özlemek ne kadar güzel
Kör ilmiği gecenin
geçer kıldan ince bir boyna
çekilir karanlıkların ipi
bir sarkaç olup sallanır talihsiz sevda
hipnozum olur da
bakamam gözlerine
Gökyüzünden düşen yıldızlar ellerimde saklanıyor
her birinde yaşamın o sihirli ateşi gizli
avuçlarımda mutlu bir muştu umutlanıyor
koparıp almak istiyorum içlerindeki gizemi
ateşten süzülmüş yakıcı bir ışık yalıyor gözlerimi
durduruyor beni içimden gelen acı bir ses




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!