sevda bozgunu düşler
Akdeniz’in eski bir kıyısında
o sıcak kumsaldayım
gemileri yakmış umarsız zaman
gecenin eteklerine sığınmış gökyüzü
yıldızlar lacivert ışıltılar
ayı kucaklayan alaca karanlık
denizde yeni başlayan met cezir
şehvetle kabaran dalgalar
kumsala vuran eski bir aşk
aç martıların sevinç çığlıkları
dudaklarımı mühürleyen keder
her şey birbirine karışıyor
ve Ay gökyüzünün sırdaşı
hüznün o katıksız yoldaşı
ışıldayan bir sarkaç narinliğinde
gözlerimin içinde sallanıyor
unuttururcasına kendimi
unuttururcasına her şeyi
oysa unutmak ne mümkün
aynalara gizlediğim yüzüm
boş umutlarla süslediğim ömrüm
büyütemediğim sabırsız çocuk
yeşertemediğim çorak toprak
kaybolduğum acılı orman
dallarını kırdığım umarsız ağaçlar
yapraklarını kopardığım çiçekler
yalnızlığın dayanılmaz seslenişi
birbirini doğururken durmaksızın
çığlık çığlık yükseliyor içimden
zavallı yüreğimin kendini örseleyişi
kilitli kara odalarımda
sabırla sakladığım
içime işleyen o bakış
vazgeçemediğim o duygu
ardında nice yitirilmiş yıllarım
ve melun keskin bir kılıç gibi
kendini gösteren pişmanlığım
düşlerime saklanıp bana ağlıyorlar
ah hayatın kendini beğenmiş bakışı
yüzümüzden çalınan nazlı gülüş
tenimizi saran dayanılmaz şehvet
bedenimizi alan kaçınılmaz acı
yaşamı erteleyen sonsuz kaçışlar
içimizde yer eden yarım sevdalar
kaderler mi böyle imiş yoksa
sevda tükenmiş
yürek terk edilmiş
boşuna bunca hüzün
boşuna bunca keder
artık hükmü geçen
yarım gecelerden süzülen
sevda bozgunu düşler
İsmail Akyüz
Kayıt Tarihi : 26.07.2026 13:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!