Düşlerime hiç düşmedin
ne unuttuğum yüzün
özlediğim saçların ne de
sevmeyi bilmeyen yüreğinde
yorgun bir tutsak oldum
kendimi yalan aşklara vurup
yalnız
kimse umursamıyor
yalnızlığın tutsaklarını
biraz güneş görünse
aydınlansa biraz yaşam
Her yürek birbirine benzer
yas tutar aldanışlara
acılı bir şarkı düşer
sessiz dudaklara
yalnızlığı bilmez yalan
Bir çıtırtı duyar gibi oldum bir an
merakla kaldırdım başımı okuduğum kitaptan
usulca çevreme bakındım tanıdık birini ararcasına
yanılmıştı yine kulaklarım her zaman olduğu gibi
belki dışarıdan gelmişti ses belki de alt kattan
bakınırken kapıdaki anahtara takılıp kaldım
Keşke ölümüm her şeyi bitirseydi
(Hâkka Suresi - 27. Ayet)
yalnızlık ölüm kadar
Bir an geldi bakıştık öylece
göz bebeklerindeydi suretim
gözlerim esirindi
derin bir hoşça kal içindeydim
sessizce gülümserken kahveli gözlerin
ışık ışık parlıyordun
Ah tanrım
bu kaçıncı aldanış
bu kaçıncı tükeniş
alıp gidemem başımı
bırakamam sevdiklerimi yinede
yanar tutuşurum yalan bekleyişler içinde
Bir yaprak ne çok mutludur
düşerken dalından yavaşça
sapsarı bir gökkuşağına
ne dinen yağmur ovada
ne de bir avuç güneş
ölüm gösterir acılarını bir çırpıda
Hayatımda her şey yarım kalıyor
gökyüzündeki bulut bile
bakınca yarım görünüyor
otobüs durağında bekleyen şu öğrenci
istasyona giren tren
yağan yağmur esen rüzgar
Bir eylül gecesi sıkıyönetimde
geçtim evinizin önünden
ağır ağır sessiz adımlarla
sabaha kalmıştı çok az
yağmur yağıyordu iri damlalarla
hava da üşüyordu sanki biraz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!