Kupkuruydu mevsimlerim
geçer giderdi günlerim
boşa yazılırdım kaybolup
giden renklerin hüzünlerinde
alıcı kuşlar uçuşurdu üzerimde
yaşamım derin kuyularda
yeter bana
insafsız bir kış
öfkeli soğuk
karanlık rüzgar
yüreğim donuk
Yine güneşin ilk ışıkları
yine nedensiz bir sabah
yine dünün aynı bugün
uyanacağım bir rüyadan
önce bir boşluk hissedeceğim
derin bir nefes alacağım
Yaş altmış beş say ki artık bir ayağımız çukurda
önce ana baba sonra biz varız sırada
bu beklenen son her yaşamda
gidiyoruz vakit geldikçe ardı ardına
bilirim gittikçe çoğalır törpüsü zamanın
tahammülüm olmaz israfına bir anın
Sonbaharım koşup duruyor güze
yüreğim kurumuş çiçekler mevsimi
zamansa artık o zaman değil
ben de eski ben değilim
geç kalmış bir yağmur
süzülüp duruyor içimde
yolculuk
yeni bir sayfa
yeni bir umuttur
taze bembeyaz bir çiçek
kendi biçimlendireceğimiz
Ayın gölgesinde tükeniyor ağlayan gece
hüzünlerimden kaçıyor kim görse
utanıp saklanıyorum gözlerimden
çevremde dolaşan çürümüş bir karanlık
her yeri kaplayan derin bir sessizlik
evler sokaklar kaldırımlar sokak taşları
Bu gece kente sığamıyorum
içimde doğurgan bir duygu
hoyratça dolaşıyorum
boş bir sokaktan geçiyorum
ayak seslerim karanlığı eziyor
ayaklarım ayak izlerimizi
Gözlerim bana bakıyor üzerimde ıssızlığın örtüsü
kuruyan bir ırmağın sessizliğinde akıyorum gecenin
içinde
kederleri içinde saklayan bir hazan bahçesiyim
kim dokunsa hüzün kokuyor çiçeklerim
kim dokunsa hüzün kokuyor yüreğim
Erken kalktım bu sabah güneşten önce
hiç beklemeden doğdu gün ebesi benim
çocuksu bir sevinçle doldu içerim
kıpır kıpır bir coşkuya kapıldım
pencereleri açtım bir bir perdeleri de
ferah bir serinlik oldu evimin her yerinde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!