Yeni bir bahar sabahı Şiiri - İsmail Akyüz

İsmail Akyüz
366

ŞİİR


5

TAKİPÇİ

Yeni bir bahar sabahı

yeni bir bahar sabahı

gün ışıdı
yine sabah oldu
yeni umutlar
yeni sevinçler
yeni acılar
çoktan yerini almıştır
yürekler gizlese de
zaman bu canı tezdir
çabuk geçer anlamazsın
varsa görecek bir günün daha
akşam da çok fazla bekletmez olur
göz açılıp kapanıncaya kadar

kalk sen ismail erken deme
görmezden gel bir kenara sinmiş yalnızlığı
pencereleri aç güneşi buyur et içeri
kucakla sabah yelini kocamış göğsünle
kuşlara yemlerini ver balkonu sil süpür
çiçekleri sula ayır solmuş yaprakları
bir bir temizle tozunu al
seninle eskimiş eşyaları
sonra bir fincan kahve yap yine
kitap oku resim yap şiir yaz
dışarı çık sokaklarda dolaş
vitrinlere bak marketteki fiyatlara
pahalılıkmış geçimmiş yaşlılıkmış
dertmiş kedermiş hüzünmüş
bir an unut her şeyi
aldırma bu dünyanın kahpeliğine
bırak kendini hayatın keşmekeşine
yaşıyorsun işte en önemlisi
bir defalık da olsa
ve biliyorsun
bir tohum düşer
orman olur
içinde
kaybolursun

dünya dönerek değişiyor ya
doğada usul usul değişiyor
bir kış tükendi gitti her şey gibi
şimdi de ardından bir bahar tükeniyor
aynı bilindik döngü sürüyor yine
camlar açılıyor taze hava doluyor
o kasvet sessizce terk ediyor
yeniden gelmek üzere
esintilerle yerini alıyor güneşin çağrısı
dayanılmaz bir istek uyandırıyor
bu değişimi hissetmek
çıplak ayaklarla çimlere basmak
çocuklar gibi koşuşturmak istiyorum
kendimi bir anda o parkta buluyorum
katlanabilir bir sandalyede
elimde bir kitap bir şişe de su
ağaçların arasından sızan güneş ışığı
ve kanımı kaynatan bir sıcak
yeni serpilen bir fidanın gölgesindeyim
bense solmuş çiçeklerimin
kendini döktüğü zamandayım
ne tezat değil mi
sanki kuruyan bir ağacım
her geçen gün biraz daha
içimde değersiz sorular
yıllardır cevabını bulamadığım
yürek geçit vermese de
yaşamayı sürdürerek becerebildiğimce

elimde yarılanmış bir kitap
sayfalar ara sıra uçuşuyor yelde
Ahmet Erhan okuyorum
ölümü anımsatan dizeler içinde
ne kadarda tanıdık geliyor
her şiirin içindeyim gibi
arada başımı kaldırıp bakıyorum
usulca gözlüklerimin üstünden
insanlar gelip geçiyor durmadan
önümdeki daracık yürüyüş yolundan
ikişerli üçerli el ele kol kola
bakışlarımı alamıyorum
takılıp kalıyorum bazen
dudaklarında en azından birkaç kelime
yüzlerinde biraz da olsa tebessüm
ben de ise hep aynı değişmeyen haller
dudaklarım suskun gözlerim gökyüzü

yolun öbür yanında
hemen çimenlerin üstünde
bir delikanlı bir genç kız
bir ağaç gölgesinde istekli dokunuşlarla
belki hayallerimden bir yansıma bu
belki de anılarımdan bilmiyorum
ne yaşanmışsa yaşanmış
olduğu yerde kalmış öylece
zamanın ardında bıraktığı gibi
geçmişi de artık umursamıyorum
taze bahar yelinde
ne kadar keyifli olsam da
bir hiç gibi duruyorum
sessiz ve devinimsiz
bir zamanlar bahar bahar olan
eskimiş bedenim kıpırdamıyor bile
binlerce yılın yorgunuyum sanki
o tanıdık uyku isteği bir sis gibi çöküyor
gözlerimde kendini arayan kayıp görüntüler
ellerimde toprağa vereceğim cansız kelimelerim
ölüm nedenleri sessizliğim

ve biliyorum
yeni bahar beni istemiyor
tüm gücü ile reddediyor
sana yer yok diyor her esintisinde
bekliyorum sessizliğin içinde
toprağa saplanıyor gözlerim
kaçıp gitmek geliyor
nereye diye soruyor içimde yaşayan yitik
vereceğim bir yanıt olmuyor
gideceğim her yer yok
kızıyorum kendime
vazgeçiyorum
sonra derin bir nefes alıyorum
bütün evreni yutar gibi
kapatıyorum gözlerimi
sessizlik sarıyor birden
rüzgar kesiliyor
yaprak kımıldamıyor
hissediyorum
yakınlaşıyorum
ve görüyorum

İsmail Akyüz
Kayıt Tarihi : 27.07.2026 11:52:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!