Yaşadığın hayata bak da şükret insanoğlu,
Sabah gözünü açabilsen hayatta nefes var demektir.
Bir yastığın, bir gölgen,
Adını anınca içini sızlatan bir hatıran varsa
Hâlâ hayattasındır.
Kimisi kaldırımları yorgan yapar geceleri,
Soğukla pazarlık yapar sabaha çıkmak için.
Kimisi yurtta büyür,
Anne sesini bilmeden,
Baba omzunu tanımadan.
Kimisi huzurevinde bekler
Bir telefon çalsın diye,
Evladı villada, gizli kapılarda…
Saraya aldanma insanoğlu,
Altın kapılar ardında
Dert bazen cehennem eder hayatı.
Geniş odalar dar gelir insanın,
Kalabalık sofralarının aç ruhu.
İki odalı evi küçümseme,
Bir tencere kaynıyorsa,
Bir gülüş eksik olmuyorsa
Mutluluk orada cennet kendi başına kurulur.
“Ne oldum” deme,
“Ne olacağım” diye eğ başını.
Bugün ayakta olan,
Yarın diz çöküyordu.
“Kuru ekmek yemem” demeyi,
Bir gün bulduğuna
“Elhamdülillah” demeyi öğrenirsin.
Çünkü insan ayakta tutan
Midede değil,
Kalpte biriken sabırdır.
Kalabalıklar içinde yalnız kalmak da var,
Gülüşlerin arasında kaybolmak.
Herkesin konuştuğu
Kimsenin duymadığı bir sessizlikte yaşamak.
Bir de yalnızlık içinde kalabalık olmak var,
Bir dua,
Bir hatıra,
Bir vicdan yetiyor bazen
İnsanı çoğaltmaya.
Zengin var,
Cüzdanı dolu ama yüreği beş kuruş etmez.
Fakir var,
Cebinde beş kuruş yok
Ama gönlü sadaka gibi açık.
Biri servetini sayar uyuyamaz,
Öteki yokluğa başını koyar
Huzurla uyur.
Unutma insan,
Hayat'ın her yerinde aynı yerden vurmaz.
Kimi öğrenerek öğrenir,
kimi sabrederek büyür.
Şükür, sahip olduğu parayı övmek değil,
Kaybetmediklerine hamd etmektir.
Ve bazen
hiçbir şeyi yokken bile
İnsanı kalabilmektir en büyük zenginlik
Kayıt Tarihi : 24.03.2026 20:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!