Seninle göz göze
burun buruna gelirdik
sen güneş ben ay
bir ilkbahar teneffüsünde.
İkimiz de moladaydık;
benim elimde çay,
senin elinde kahve…
dumanı hâlâ tütüyordu.
Göz göze gelirdik bazen,
kirpiklerimiz nemlenirdi.
Kaçamak bakışlarımız
ürkek bir güvercin gibi
konar kalkar,
sonra yine susardı.
Tekrar tekrar
birbirimize bakmanın
utangaç heyecanında…
Ah sen,
dilber dudaklı
mavi gözlü sarı kız;
yürüdüğün koridorlar,
geçtiğin sınıflar
ne güzel kokardı.
Bir bilsen,
bu deli adam
okul köşelerinde
seni ne çok beklerdi.
Seni bir başkasıyla görsem
el ele, baş başa…
sokağın ortasında
dilim tutulur,
içime çökerdim.
Dudaklarımın kenarında
aşkın kırıntıları kalırdı,
Sakın benden başkasına
öyle bakma.
Öptüysen beni
başkasını öyle öpme.
Başkasına gülümseyişin
içimde bir şeyleri eksiltir.
Ben gülmeyi unuturum
yanımdan geçip giderken
beni görmediğinde.
Eskisi gibi
kokunu da alamıyorum artık.
Mavi gözlü sarı kız…
Senin bir başkasını sevdiğini
öğrendiğimde
bir kardan adam gibi
erirdim gözlerinin önünde.
Dilim tutulur,
yutkunamazdım.
Kalbimin orta sahasında
intihar tomurcukları açardı
sessizce.
Ne buldun o adamda
bilmiyorum.
Ama seni onunla görünce
çok üşüyorum.
Kayıt Tarihi : 1.07.2026 16:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!