Emekli yurttaşım..
100. Yıl Marşı
Yıl bin dokuz yüz yirmi üç, ekimin sonunda,
Bir güneş gibi parladı vatanın ufkunda.
Egemenlik verildi kayıtsız şartsız halka,
En büyük bayram oldu her gönülde, her canda.
Bir siren sesi yırtıyor sabahı,
Saat dokuzu beş geçe.
Durdu zaman,
Durdu nefesler,
Durdu bu toprağın kalbi.
19 Mayıs Destanı...
Yüz yıl önce parladı o en kutsal ilk adım,
Samsun ufuklarında yankılandı feryadım.
"Ya istiklal, ya ölüm!" diye yazıldı adım,
Göklerde dalgalanan şanlı al bayrağım var,
HASAN BELEK VE BEKİROVLAR DESTANI...27 kıta ama bilgi verici destan...üçe böldüm...
Dokuz eşik geçti, dokuz bin niyaz,
Gönül aynasına düştü Saf Beyaz.
Heceye can verir, kış olur ayaz,
Kalemi nur ile sürer bir Hasan.
Ağustos sonu şimdi,
havada topraktan ve iyottan bir ağırlık.
Kaz Dağları’nın sırtından denize inen rüzgâr
başakların değil,
eski bir yeminin uğultusunu taşıyor.
Anadolu üstünde gezerken bir kara bulut,
Her yüzde bir hüzün, her gönülde kırık bir umut,
Ama tarihe yazılmıştı: esaret bu millete yakışmazmış.
Sanki güneş küsmüş, sanki rüzgâr bile susmuştu,
78'LİLER MARŞI...
Biz yetmiş sekiziz, tarihe notuz,
Vatan toprağında, bitmeyen otuz,
Hilal’e vurgunuz, yıldıza kutuz,
Ezelden ebede, bitmez sevgimiz!
Eski bir dükkân bu, gönül hanesi,
Raflarda dizili çocuk neşesi.
On sekiz senenin her bir karesi,
Rüyamda yeniden canlandı adaş.
Oturduk bak diz dize, Akçay’ın rüzgarıyla
Gönül ferahlar mı hiç dünyanın efkarıyla?
Senin o Mehmet Emmi, kendi öz çıkarıyla
Bizi darda koyanı, salla gitsin be dostum.
Zamanın bağrından esen yel gibi,
Uzaklaşmış insan, özge el gibi.
Hırsın arkasında coşan sel gibi,
Herkes bir tarafa koşar adaşım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!