İmbiklerden süzüldü de yüreğim
Aşk’a dokundu artık en sonunda…
Geçtim usulcacık gül bahçelerinden,
Kutsal sularından içtim kana kana…
Güneşler batırdım yokluğunda,
Yakamozlar eskittim.
Unutursun elbet O'nu da
Kuşlar havalanır Yenicami'de
Kadıköy'de kıpkızıl bir gün batar
Salacak'ta çay içer bir çift
Bir aşk alır başını gider
Bu gece alıp kendimi yanıma
Gideceğim yıldızlı bir göğün altına
Çıkarıp yüreğimdeki ölümsüz aşkı
Korkmadan tetiği çekeceğim.
Ve aşkla
Kendimi öldüreceğim.
Bugün şiir yazmak gelmedi içimden
Tüm sözcüklerim çekip gitmiş gibi...
İlham perim nerelerde, onu da bilmiyorum
Bugün çok yalnızım
Belki de öyle sanıyorum
“Artık büyüdüm anne”
Oysa yüreğimde hâlâ eski bayramlar
Önümde hep çocukluğumdaki çıkmazlar
Ve ömrümde hiç bitmeyen bir sonbahar
Bir aşka,
Bir de hayata borçlandım bu kez...
Hayata borcumu öderim de,
Seni sevmenin diyetini,
Mutlaka kendime ödeteceğim.
Yüreğimde cumhuriyetini ilan etmiş tek ülkeydin
Faşist bir darbeyle devrilene kadar...
Artık sınırlarımda müfrezeler nöbet tutuyor
Aşk girmesin diye içeriye tekrar...
Bir dalga bile olabilirdim oysa,
Anlamadı deniz…
“Bir şeyin farkında olmanı isterdim” dedi
“Ben ne kadar maviysem,
Sen de o kadar yalnızsın artık…”
Deniz suskundu.
Martı durgun...
Dalgalandı yavaştan...
Gülümsedi martı...
Kanatlarıyla sıkıca sarıldı denize...
O'ndan gelen her şey kabulüydü.
Deseydim sana
Ruhuma dokunma diye...
Tutma ellerimden, yanarsın.
Bir alev topu olur bedenin
Yandığınla kalırsın.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!