Eteğimizde sararmış yapraklar,
Dudağımızda bir ağıt...
Ölmüşüz.
Ağlayanımız bile yok artık...
Oysa kahırdan çırpınıyor yurdum,
Oysa boğazımıza kadar pislik içerisindeyiz.
Gidiyorum ben, boş ver
Bırak sessizliğimizde boğulayım
Birazcık nefes olacaktık ya birbirimize,
Boş ver, hayat böyle zaten...
Ne aşklar ısıtır buz tutmuş ellerimizi,
Ne bir ses değer yüreklerimize...
Başlayacaksak hayata
Önce gözlerimizde başlamalıyız.
Göğe bakmalıyız
Bulutlara akmalıyız sonra
Gökkuşağının tüm renkleriyle
Yüreklerimizi boyamalıyız.
Kime çarpsam
diğer yüzü bulutlanıyor
Derdimi kime haykırsam
Tuz basılıyor yaralarıma
Susmaların ötesinde
Yarınlarında yaşanmamışlıkların
Nedense bir gül düşüyor gönlüme,
Ah ediyorum, sensiz başlayan her güne...
Bitecek biliyorum bu kalp ağrısı,
Yazacak kalemim bir gün huzuru...
Dönmeni de beklemiyorum artık zaten...
Geldin mi hiç bana, söyle
Asi bir kırlangıcım sevgilim
Uymuyorum bu kez ritüellere
Göç kervanından ayrılıyorum
Ve gitmiyorum artık
Uzak ülkelere
Ben
zamansız yıldızlara
yolcuyum
Uçuşurken gökyüzünde
büyük aşkların tozu
Acıları
Ekimlerden bir sabah
Uyandım yine
Aldım yüreğimdeki aşkı
Serdim üstüne
Önce bir günaydın demeli
Parlayan güne
Bir sabah gözlerimi sana açtığımda
başlayacak her şey, biliyorum.
Kuşlar uçuşacak gökyüzümüzde
Yıldızlar yüreğimize inecek
Geçecek hiç bitmeyen o kalp ağrımız
Biliyoruz
Bir şeyler eksik hayatımızda
Tutacak bir el belki
Yaslanacak bir omuz ya da
Sevgiyle bakan bir çift göz
Susarak dinleyen bir insan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!