Bir şeyler söyle bana, söyle ne olur
Aşka, özgürlüğe, barışa dair
Gökyüzüne çevir artık yüzünü
Umut, sevgi dile maviliklerden
Bir şeyler anlat bana eski acılardan
Daha öncesinden
Bir şey var aramızda, biliyoruz
Sustuğumuz sözcüklerde saklı...
Gökyüzü kadar kutsal
Yıldızlar kadar sıcak...
Öyle bir şey ki bu
Konuşsak belki de aşk olacak
"Gül" dedin bana
"Kül" anladım
Yandım,
yine de anlamadın
"Git" dedin bana
Sakla beni ey yar
Gözlerinin uykusunda
Yüreğinin kuytusunda
Seslenişlerindeki sessizliğe
Kayboluşlarındaki gizliliğe
Yalnızlığına sevgisizlerin
Sen bana yakışırdın, ben sana…
Bulutlar güneşe,
Yıldızlar aya.
Suskunluklarımız da olurdu seninle,
Sen bana seslenirdin, ben sana…
Bir uçurumluk aşk bulunur mu bizde ölecek kadar?
Belki düştü düşecek bir ömrü yaşıyoruz
Aklımızda bir umut, binbir gelecek
Yüreğimizde hala "Acaba"ları taşıyoruz.
Unuttuk belki de bizde kalan yalnızlıkları
“Söndürün artık ışıkları” dedi Noel baba
Patlatın havai fişekleri
Şöyle en kıvrağından oyun havası bir de
Vurun şişenin dibine
Haydi şerefinize dostlar, şerefinize…
Bir çığlık, bir haykırıştın yüreğimde
Gittin dönüşü olmayan bir yola.
Kanadı kırık bir kuşum yokluğunla
Şimdi yaşamaya direniyor
Seninle ölümü seçiyorum
Döndüm,
bir daha baktım ardıma...
Yenilgilerimin,
bir daha vardım farkına...
Sonra aşk'ı
çağırdım yanıma...
Evet, devlet de, vatan da sensin.
Bak, ben de Cemal Süreya'ydım zaten...
Sen gidersen ülke tamamen çöker,
Ben gidersem şiir tamamen biter.
Evet, hava da sensin, su da...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!