Sordun mu, ne kadarlık acı küllendi
Yattın mı son uykusuna sevdalarının
Kal diyen oldu mu aşk durağında
Yoksa elvedalar mı sakladın koynunda?
İstanbul, kaçıncı yangınlardasın
Bir bulutum yüreğini mesken edinmiş
Gebeyim sellere
Beni unutma
Kayboldum aşkının dehlizlerinde
Susma, gelme bana, beni avutma
Biliyorsun, gidemem
Seni unutursam eğer
Ne söylersen söyle bana
En ağza alınmayacak küfürleri et
Elinden geleni ardına koyma
Şiirlerimi yırt, at denize
Ama unutmazsam
Ben sana kıyamam, bilirsin.
Oysa erguvanlar bir mevsim açar,
Ama koklarsan solar mutlak manolya...
Lalezardır elbet o yarin göğsü...
Ve gülün dikenidir belki de onu değerli kılan...
Aşk'tın sen...
Bakışların huzur kokuyordu
Bana dair ne kaldıysa her şey...
Bağ bozumlarından kalma
Bir kadeh beyaz şarap
Şiirlerim bas bas bağırıyor içimde,
Ama bahar gelmiyor bir türlü...
Bir demet yasemen güzelliğinde
duruyor oysa yüreğim...
Bir damla su berraklığında...
Gülümsemeler saklıyorum
Yıldızlı bir göle saldım ruhumu
Yalnızlığımı göğe uğurladım
Yüreğimin kırıklarını aldırıp
Kendime yeni bir hayat ısmarladım
Bir şey eksik gibiydi yokluğunda
Bana gül bahçesi vaad etme.
Bana doğruları söyle.
"Sevmekten vazgeçene kadar seninleyim." de mesela...
Ya da "Sen beni sevmediğinde giderim."
Gözlerime sevgiyle bakamaz olduğunda kaçırma gözlerini benden...
Sevginin olmadığı yerde sen de olma.
Düşlerime karlar yağdı, biliyor musun?
Buz tuttu sevdamıza giden tüm yollar
Sersefil bir aşkla başbaşa kaldım
Bir de yalnızlık var kuytularımda...
Uykularım öksüz, sabahlar haram




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!