Ben aşk dedim,
sen geldin
Geldin,
yıldızlar yağdı üzerime
Dudağımda mutlu bir gülümseme
Geldin,
Dalgın bir martıyım İstanbul'da,
Sessizce damlayan
bir çift gözyaşı...
Bir romanım
henüz hiç yazılmamış,
Ne sonu belli artık, ne satırbaşı...
Ben daha ölmedim yahu! ..
Hala güneşle doğuyorum yeniden
Ve hala her günbatımında
Aşk'ı seyrediyorum sahilden...
Ama şunu biliyorum ki, artık
Ne köy, ne de kasaba olur
Sordun mu, ne kadarlık acı küllendi
Yattın mı son uykusuna sevdalarının
Kal diyen oldu mu aşk durağında
Yoksa elvedalar mı sakladın koynunda?
İstanbul, kaçıncı yangınlardasın
Bir bulutum yüreğini mesken edinmiş
Gebeyim sellere
Beni unutma
Kayboldum aşkının dehlizlerinde
Susma, gelme bana, beni avutma
Biliyorsun, gidemem
Seni unutursam eğer
Ne söylersen söyle bana
En ağza alınmayacak küfürleri et
Elinden geleni ardına koyma
Şiirlerimi yırt, at denize
Ama unutmazsam
Ben sana kıyamam, bilirsin.
Oysa erguvanlar bir mevsim açar,
Ama koklarsan solar mutlak manolya...
Lalezardır elbet o yarin göğsü...
Ve gülün dikenidir belki de onu değerli kılan...
Aşk'tın sen...
Bakışların huzur kokuyordu
Bana dair ne kaldıysa her şey...
Bağ bozumlarından kalma
Bir kadeh beyaz şarap
Şiirlerim bas bas bağırıyor içimde,
Ama bahar gelmiyor bir türlü...
Bir demet yasemen güzelliğinde
duruyor oysa yüreğim...
Bir damla su berraklığında...
Gülümsemeler saklıyorum
Yıldızlı bir göle saldım ruhumu
Yalnızlığımı göğe uğurladım
Yüreğimin kırıklarını aldırıp
Kendime yeni bir hayat ısmarladım
Bir şey eksik gibiydi yokluğunda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!