Ekimlerden bir sabah
Uyandım yine
Aldım yüreğimdeki aşkı
Serdim üstüne
Önce bir günaydın demeli
Parlayan güne
Bir sabah gözlerimi sana açtığımda
başlayacak her şey, biliyorum.
Kuşlar uçuşacak gökyüzümüzde
Yıldızlar yüreğimize inecek
Geçecek hiç bitmeyen o kalp ağrımız
Biliyoruz
Bir şeyler eksik hayatımızda
Tutacak bir el belki
Yaslanacak bir omuz ya da
Sevgiyle bakan bir çift göz
Susarak dinleyen bir insan
Bir şeyler söyle bana, söyle ne olur
Aşka, özgürlüğe, barışa dair
Gökyüzüne çevir artık yüzünü
Umut, sevgi dile maviliklerden
Bir şeyler anlat bana eski acılardan
Daha öncesinden
Bir şey var aramızda, biliyoruz
Sustuğumuz sözcüklerde saklı...
Gökyüzü kadar kutsal
Yıldızlar kadar sıcak...
Öyle bir şey ki bu
Konuşsak belki de aşk olacak
"Gül" dedin bana
"Kül" anladım
Yandım,
yine de anlamadın
"Git" dedin bana
Sakla beni ey yar
Gözlerinin uykusunda
Yüreğinin kuytusunda
Seslenişlerindeki sessizliğe
Kayboluşlarındaki gizliliğe
Yalnızlığına sevgisizlerin
Sen bana yakışırdın, ben sana…
Bulutlar güneşe,
Yıldızlar aya.
Suskunluklarımız da olurdu seninle,
Sen bana seslenirdin, ben sana…
Bir uçurumluk aşk bulunur mu bizde ölecek kadar?
Belki düştü düşecek bir ömrü yaşıyoruz
Aklımızda bir umut, binbir gelecek
Yüreğimizde hala "Acaba"ları taşıyoruz.
Unuttuk belki de bizde kalan yalnızlıkları
“Söndürün artık ışıkları” dedi Noel baba
Patlatın havai fişekleri
Şöyle en kıvrağından oyun havası bir de
Vurun şişenin dibine
Haydi şerefinize dostlar, şerefinize…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!