Dinle bizi İstanbul
Anlamasan da dinle
Aşk mı yüreğimizi yakan
Ne olur, söyle
Söyle,
Dinle bak,
Anne gibi sevmiştim seni
Öyle naif, bir o kadar da sonsuz.
Bir çocuğun hayata bakışı gibi
Duru ve korumasız.
Bir kedinin sevişi gibi efendisini
"Sen yoksun ya,
hayatımın bir anlamı kalmadı."
Biliyorum her yer ıssız,
Her şey sadece Aşk'a muhtaç...
Aşk şarkıları söylüyor bana,
Susarsın,
söz olur yüreğine düşenler
Şiirlere akarsın
Aklına geliverir birden
Gitsin diye yalvarırsın
Kuru bir dal parçasıyım
Alevlenmeye hazır
Bak bana
Tekrar geçeceğim o ıssız sokaklardan
Ellerimde hala ellerinin sıcaklığı
Sana söylemiş miydim, bilmiyorum.
Belki de hiç söylemedim.
Aslında mutlaka bilmen gerekiyordu.
Şimdiye kadar o kadar çok insanla karşılaştım ki...
Kimi hayatıma teğet geçti.
Kimi hafiften dokundu.
Yıldızlar şahidim olsun ki,
Bulutlara gönderdim yalnızlığımı...
Hüznü ise Kaf Dağı'nın ardına...
Anka kuşuna mutluluk ısmarladım,
Lambadaki cine aşk...
Gün hep seninle doğsun,
Yağmur da yağacaktır elbette
Sırılsıklam aşk dolacaktır yüreklerimiz
Elbette çiçeklenecektir ömrümüz
Güneşe döndükçe yüzünü sevdalarımız…
Elbette gün doğumunda ellerine ulaşacağım
Gitmek değilmiş bütün mesele
Kalıyorsan eğer
Her şeye değer
Şimdi yorgun bir martıyım
İstanbul semalarında
Denizleri aşıp gelmiştim sana,
Gemilerimin hepsini yakıp...
Karşılıksız bir aşkın eteklerinde
Zil çalıp oynuyordu oysa hüzün...
Ve saat ayrılığa beş vardı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!