Sen bana yakışırdın, ben sana…
Bulutlar güneşe,
Yıldızlar aya.
Suskunluklarımız da olurdu seninle,
Sen bana seslenirdin, ben sana…
Bir uçurumluk aşk bulunur mu bizde ölecek kadar?
Belki düştü düşecek bir ömrü yaşıyoruz
Aklımızda bir umut, binbir gelecek
Yüreğimizde hala "Acaba"ları taşıyoruz.
Unuttuk belki de bizde kalan yalnızlıkları
“Söndürün artık ışıkları” dedi Noel baba
Patlatın havai fişekleri
Şöyle en kıvrağından oyun havası bir de
Vurun şişenin dibine
Haydi şerefinize dostlar, şerefinize…
Yağmur da yağacaktır elbette
Sırılsıklam aşk dolacaktır yüreklerimiz
Elbette çiçeklenecektir ömrümüz
Güneşe döndükçe yüzünü sevdalarımız…
Elbette gün doğumunda ellerine ulaşacağım
Denizleri aşıp gelmiştim sana,
Gemilerimin hepsini yakıp...
Karşılıksız bir aşkın eteklerinde
Zil çalıp oynuyordu oysa hüzün...
Ve saat ayrılığa beş vardı.
Gül yanaklı bir sevdaya yaslandım dün sabah
Daha uyanmamıştım çokluğuna yüzünün
Daha coşkunla sevinç yağmurları yıkamaktaydı yüreğimi
Bir gün yanığı yaşamı adımlamaktayken tam da
Gül yanaklı bir sevdaya yaslandım dün sabah.
Dur, biraz daha kal
Daha ellerinde hiç kanamadım
Gözlerin hala konuşuyor gözlerimle
Hala ılık bir bahar yüreğimde…
Yapraklarını döken ağaçlar, biz yemyeşiliz daha
Çiçek çiçek kokmakta dokunduğumuz her yer
Dur, gitme
Altında kalıyorum her anının…
Dumanı hala tüten bir dağ eviyim.
Henüz yeni terk edilmişim.
Bir alev düşmüş de yüreğime,
Ben anca fark etmişim.
Yüreğime sen düş,
Sen düş ki,
Düş olayım, düş kalayım.
Sen yağ ki yüreğime
en sağanak halinde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!