her gün aynı olacak değil ya;
bazen zemheri ayazına inat
açan gül gibi gülerken yürek,
bazen yaz sıcağında buz kaplar...
Yine ılgıt ılgıt taştın gönlümden
Sellerine kattın gördün mü bilmem
Bir veda busesi aldın ömrümden
Zavallı halime güldün mü bilmem
Yine ılgıt ılgıt taştın gönlümden
Hani en son konuşmamız var ya,
benim hep konuştuğum, seninse hep sustuğun...
gidiyorum dediğimde, aldırmaz göründüğün işte…
Hiçbir şey göründüğü gibi değildi aslında,
mutluluk elimizden uçacak diye korkuyorduk ikimizde,
bağ bozumlarında
tekinsiz eser rüzgâr
yapraklar safran sarısı
gümüş rengidir dallar
Halsiz ve çaresizdi, çöktü olduğu yere
Bir adım gidemedi, ne öne ne geriye
Önünde duran ağaç, engeldi kendisine
Sanki çivilenmişti, kaldırım demirine
İzledim ofisimden, beş-on saniye kadar
nasıl tanışmıştık bilmiyorum
belki sadece şiirlerdi sebebi
kaç kez yeltendik o kapıları kapatmaya
ama görünmeyen bir kuvvetle
açık kaldı hepsi
kolay olmayacağını biliyordum
utanmak, sıkılmak
belki de yadsınmak vardı ucunda
ama her şeyi göze almıştım
Toros Dağı hikmetin var bilinmez
Kışın dumanından çevren görünmez
Kar ile kaplanmış başın bulunmaz
İzin ver geçeyim gel Toros Dağı
Kış gelince giyinirsin akları
ırmaklar akıyordu
çevrende
tertemizdin
bembeyazdı giysilerin
yeşillikler içinden
çıkıp yanıma geldin
böğürtlenler vardı dere kıyısını mesken edinen
tutarlardı süzgeç gibi akıntıya kapılıp geleni
neler neler...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!