"Aşk, marazi bir hastalıktır. " diyordu şair.
Bu günlerde iliklerimde dolaşıyor bu söz...
Dilini oynatmadan konuşmak,
Görmeden b/akmak içine
Ve isteyememek başka hiç bir kapı eşiğini,
Hastalık değil de neydi?
Birini severken aslında herşeyi ve herkesi sevmenin adı oluveriyor aşk.
Sırtında binlerce paslı hançerin yarasına inat
Cebinde çocuklara şeker saklamaya...
Kaburgalarındaki kırıkların sancısıyla dilinde bal, yüzünde tebessüm taşımaya...
"Sevmek, marazi bir hastalıktır."
Deli etiketi giydirir adama!
Kalpten kan damlarken, ruha dans etmeyi öğretir.
Buza değen teni yakar, b/aşka ateş değmek istese dondurur.
Mevlana'yı hakka, pervaneleri şem'in ateşine döndürür...
Kibri söndürür.
Öyle ki gurursuz denir adı aşık olana...
Iyileşmek istedikçe tutuşturur ruhu, yakar kanatlarını her uçmak istediğinde.
Dünyaya yetecek kadar aklı susturur
Eğdirir bir çiçeğe dert anlattırır
Bir kedinin gözlerinden öptürür
Fersah fersah mesafeden onun kalbini göğsünde attırır
Aynı anda hem cenneti hem cinneti tattırır...
Nàr mıdır nur mu?
Hafakan mıdır huzur mu?
Yàr mıdır yara mı?
Avuç içine sığmayıp gökte yankılanan bir dua mı?
Yoksa ruhun alevini ete kadar sıçratan bir imtihan mı?
Yanan mahzun, yanılan bi haber!
"Aşk, marazi bir tutkudur..."
Kayıt Tarihi : 27.03.2026 23:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!