Bir toprak düşün ki, üstünde gölgeler değil,
Bin yıllık uykusuz yiğitlerin uyanışı var.
Vatan dediğin; sadece sınırla çizilen değil,
Anaların dilindeki dua, babaların alnındaki kardır.
Bu fâni yolculukta, yoruldum her durakta,
Bir mana arıyorken, isimsiz her mekânda,
Kaderin yollarını, aştım nice zamanda,
Gönlüm bir sır aradı, ezel denen o anda.
Gönül bir ses duyar sessiz derinden,
O ses ki "bul beni, Ezeli Yankı."
Sükût' da konuşur kendi dilinden,
Varlığın öz adı, Ezeli Yankı.
Ezel Tuğrası...
Zaman bir çöl ki, serabında yitmiş kervanım,
aynalarda gördüğüm, bana ait bir yalan.
Her kum tanesinde hicran biriktirir anım,
yankısı kayıp bir dağda, dilsiz bir fermanım.
Ferman Sendedir...
Evvel Hu diyerek yola çıkınca
Nefsin kalesini birden yıkınca
Aşkın ateşini kalbe yakınca
Arar dertli gönül derman sendedir
Figen.
Aşkınla kavruldu bu garip canım,
Damarda donuyor her damla kanım,
Sarardı döküldü şöhretim, anım,
Aklımdan hayalin geçmiyor Figen...
Figenim
Gönül bağım perişan, baykuş konmuş dalıma,
Hicran rüzgarı eser, bak şu garip halime,
Bir teselli sun artık, bu bitmeyen zulüme,
Sevda sahrasında, yol eyle beni Figenim.
Figenim
Hasretin gölgesi çöktü bağlara,
Dertli feryadım yansıdı çağlara.
Sor beni kar kaplamış o dağlara,
Gözümde ışığın sönmez Figenim!
Figenim 2.
Yüreğim yanıyor feryat elinden,
Haberin gelmedi tatlı dilinden.
Ayrı düştüm senin gonca gülünden,
N'olur bir ses eyle, dayan Figenim.
F ileleri deliyor Vargas’ın servisleri
İ nletiyor sahayı zaferin o sesleri
L ayıkıyla taşıyor ay yıldızın süsleri
E n yükseğe yazıyor kendi efsaneleri.
N am saldılar cihana




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!