F ileleri deliyor Vargas’ın servisleri
İ nletiyor sahayı zaferin o sesleri
L ayıkıyla taşıyor ay yıldızın süsleri
E n yükseğe yazıyor kendi efsaneleri.
N am saldılar cihana
FREKANS...
Her şeyin tözü bir titreşim,
ve her titreşim, gizli bir söz.
ben bu gece gökyüzünün pas tutmuş menteşelerini zorluyorum
ceplerimde sönmüş yıldızlar, ağzımda barut tadı
hangi meridyene yaslansam gıcırdıyor dünya
Yükü dağdan ağırdır, tartılmaz kantar ile,
Yolu yokuş olsa da, ölçülmez pergel ile,
Gönül gözü kapalı, bakarsan engel ile,
Görenler de anlamaz, gariplerin halinden.
Yüz yüze bakmaz olduk, ekrana daldı gözler
Dostluğu tüketiyor, sanal alemde sözler
Kalpten kalbe akmıyor, o eski muhabbetler
Selam lafta kalıyor, özümüz garip şimdi.
Enkazlar oyun yeri, gökler ateşle dolu,
Uçurtmalar yırtılmış, kesilmiş hakkın yolu.
Gözlerinde bir umut, masum bir çocuk suyu,
Geldim 2.
Gönül heybesini sevdayla kardım,
Engelli yolları aşarak geldim.
Gurbetin ucunda menzile vardım,
Kendi bendimden de taşarak geldim.
Geldim.
Sabahın şafağı sökmeden evvel,
Çarığın bağını sıktım da geldim.
Dursun dedilerse durmadı bu el,
Dağların bendini yıktım da geldim.
Geldim.
Bıraktım sırtımdan süslü kaftanı,
Sildim yüreğimden şöhreti, şanı.
Hakk’a teslim ettim bu tatlı anı,
Aşkın kapısına varmaya geldim.
Çelik zırhlı filolarla, geldiler uzak yoldan
Sandılar ki İstanbul, görünür bu karakoldan
Unuttular imanı, unuttular Yaradan'dan
Haberleri yoktu Mehmetçiğin sarsılmaz koldan
Burası Anadolu, geçilmez ki Gelibolu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!