Gönül bir ses duyar sessiz derinden,
O ses ki "bul beni, Ezeli Yankı."
Sükût' da konuşur kendi dilinden,
Varlığın öz adı, Ezeli Yankı.
Ezel Tuğrası...
Zaman bir çöl ki, serabında yitmiş kervanım,
aynalarda gördüğüm, bana ait bir yalan.
Her kum tanesinde hicran biriktirir anım,
yankısı kayıp bir dağda, dilsiz bir fermanım.
Ferman Sendedir...
Evvel Hu diyerek yola çıkınca
Nefsin kalesini birden yıkınca
Aşkın ateşini kalbe yakınca
Arar dertli gönül derman sendedir
Figenim
Gönül bağım perişan, baykuş konmuş dalıma,
Hicran rüzgarı eser, bak şu garip halime,
Bir teselli sun artık, bu bitmeyen zulüme,
Sevda sahrasında, yol eyle beni Figenim.
F ileleri deliyor Vargas’ın servisleri
İ nletiyor sahayı zaferin o sesleri
L ayıkıyla taşıyor ay yıldızın süsleri
E n yükseğe yazıyor kendi efsaneleri.
N am saldılar cihana
FREKANS...
Her şeyin tözü bir titreşim,
ve her titreşim, gizli bir söz.
ben bu gece gökyüzünün pas tutmuş menteşelerini zorluyorum
ceplerimde sönmüş yıldızlar, ağzımda barut tadı
hangi meridyene yaslansam gıcırdıyor dünya
Yükü dağdan ağırdır, tartılmaz kantar ile,
Yolu yokuş olsa da, ölçülmez pergel ile,
Gönül gözü kapalı, bakarsan engel ile,
Görenler de anlamaz, gariplerin halinden.
Yüz yüze bakmaz olduk, ekrana daldı gözler
Dostluğu tüketiyor, sanal alemde sözler
Kalpten kalbe akmıyor, o eski muhabbetler
Selam lafta kalıyor, özümüz garip şimdi.
Enkazlar oyun yeri, gökler ateşle dolu,
Uçurtmalar yırtılmış, kesilmiş hakkın yolu.
Gözlerinde bir umut, masum bir çocuk suyu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!