Ay dedem
Bu akşam bir bardak çay aldım elime
Sohbet ettim Ay dedemle
Çocukluğumdaki gibi gülümsüyordu yine
Dertlerimi döktüm Ay dedeme
Dostum,
Sanıldığı gibi değil aslında...
İnsanı ne dik yokuşlar yorar,
Ne omzundaki ağır yükler,
Ne de sonu görünmeyen yollar.
Bunalırsın insandan, yorulursun hayattan
Alır başını bir dağ başına çıkarsın
Serin bir çeşme başı arar gözlerin
Bütün dertlere, kederlere bir ateş yakarsın
Ateşten gelen o huzurlu çıtırtılar
Bir zamanlar kıymetliydin,
Hafızamın tozlu raflarında, unuttuğum kadar eski...
Bir masaldın, dinledim ve bitti.
Güzeldin bir zamanlar, doğru.
Ama anladım ki, o senin değil, gönlümün güzelliğiymiş.
Ben sana gözlerimi ödünç vermişim,
Bir zamanlar kıymetliydin,
İşte bir zamanlar... Unuttuğum kadar eski işte.
Güzeldin bir zamanlar,
Anladım ki o, benim gönlümün güzelliğiymiş.
Aslında güzel gören benmişim.
Ben çekilince gölgenden,
Bin beş yüz yirmi dokuzda düşülmüş kaydı
Mezradan köye dönen bir ulu saraydı
Ecdadın mührüyle almış Yahya Bey’in adını
Tarihe sevdalıdır bizim Yahyasaray
Beş asırdır burada tüter baba ocağı
Kâh Alparslan olduk, kapılar açtık
Kâh Fatih’le surdan gönüle taştık
Selahaddin olup Kudüs’e koştuk
Meydanlarda mehter ile coştuk
Kur’an’la Sırat-ı Müstakim’de yaşardık
Bozkırda bir rüzgâr eser, savurur anılarını.
Cam kırığıdır hatıralar, deler yüreğini.
Pişmanlık gölge gibi sarar dört bir yanını,
Kırdığın kalplerin döner sana acısı.
İlk öğretmenim,ilk hocam
Her geçen gün kıymetini anlar oldum
Hasretinle yanıyor şu gönlüm
Ben seni hiç unutmadım, canım dedem
40 yaşından sonra öğrendim
Çocukluğumu kaybettim Yahyasaray'da
Hatıralarımı arıyorum tozlu sokaklarda
Taze meyvalar gelmiş Hulusi amcanın manavına
Yeni dünya, şeftali, kirazlar kasa kasa
Çocukluğumu kaybettim Yahyasaray'da




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!