Ay dedem
Bu akşam bir bardak çay aldım elime
Sohbet ettim Ay dedemle
Çocukluğumdaki gibi gülümsüyordu yine
Dertlerimi döktüm Ay dedeme
Bin beş yüz yirmi dokuzda düşülmüş kaydı
Mezradan köye dönen bir ulu saraydı
Ecdadın mührüyle almış Yahya Bey’in adını
Tarihe sevdalıdır bizim Yahyasaray
Beş asırdır burada tüter baba ocağı
Kâh Alparslan olduk, kapılar açtık
Kâh Fatih’le surdan gönüle taştık
Selahaddin olup Kudüs’e koştuk
Meydanlarda mehter ile coştuk
Kur’an’la Sırat-ı Müstakim’de yaşardık
Bozkırda bir rüzgâr eser, savurur anılarını.
Cam kırığıdır hatıralar, deler yüreğini.
Pişmanlık gölge gibi sarar dört bir yanını,
Kırdığın kalplerin döner sana acısı.
İlk öğretmenim,ilk hocam
Her geçen gün kıymetini anlar oldum
Hasretinle yanıyor şu gönlüm
Ben seni hiç unutmadım, canım dedem
40 yaşından sonra öğrendim
Çocukluğumu kaybettim Yahyasaray'da
Hatıralarımı arıyorum tozlu sokaklarda
Taze meyvalar gelmiş Hulusi amcanın manavına
Yeni dünya, şeftali, kirazlar kasa kasa
Çocukluğumu kaybettim Yahyasaray'da
Dünyanın değiştiğini kabul edemiyorum dostum,
Aklım kabul etse de gönlüm kabul etmiyor
Her gün biraz daha yabancı geliyor bana bu çağ.
Yollardan geçiyorum,
Ama kaldırım taşları bile sanki başka bir dille konuşuyor.
İnsanlar telaşla yürürken yanımdan,
Yaş yirmi sekiz, hayaller elveda derken
Dertler bir bir bin ederken
Ümitler bir bir sönerken
Gel en sevgilinin müjdesi bir sabah erken
Haberini bekliyoruz, doğudan batıdan güneyden kuzeyden
İnsana sevgi ve hoş görüyle bakmak
İşte budur islamı anlamak
Sırtından vurmadan
Mertce gerçeği haykırmak
olabildiğince gür
Sağına ve soluna bakmadan
Bir gün gelirsin dünyaya
Ağlayarak merhaba dersin insanlara
Her şey tadlıdır çocuklara
Hele birde annen baban yanındaysa
Koşarsın sokak sokak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!