Zekât denince yok der dilleri
Ceplerde son model telefonları
Unuttuk biz çoktan doğru yolları
Cüzdanlar konuştu, gösteriş kaldı
Yaşın kadar dairen oldu Türkiyede
Seni gören zannediyor hiç ölmeyeceksin diye
Yatırım yapmadığın şehir kalmadı
Ne diyelim, gözün doysun
Hep diyordun, bir gün tam döneceğim bu yola
Hacca Gidince Siliyorlarmış Günahı
Söyle söyleye bildiğin kadar yalanı
Dünya geniş, soran yok nasıl olsa hesabını
Korkma at iftiranı, yak üstüne cigaranı
Hacca gidince siliyorlarmış günahı
Mektup yazmışsın, köyün hali nasıl diye.
Buraları hiç sorma, halimiz perişan emmi.
Anlatayım da dinle, şu hazin halimizi
Köyde sarhoşlara "bey" diyorlar artık emmi.
Ne sokakta bir güven kaldı, ne insanda haya
Bir hırsa kurban ettik, ne varsa gönülden yana
Güven sarayı yıkık, her köşe dönmüş kuyuya
Bakıp bakıp ağlamaya nefesim kalmadı
Bu sahte maskelere hiç hevesim kalmadı.
Gâlu belayı ve Elestü birabbikümü
Vermiş olduğun sözünü
Şeytanın düşmanın olduğunu
Hiç mi düşünmedin ?
Yüce Kuran-ı Kerimi, sünneti seniyyeyi
Hürmet bekliyorsan önce edeple yürü
Sözün tartı olsun, gönlün incitmesin hiç kimseyi
Yaş dediğin geçip giden bir mevsimdir
Asıl değer insana kattığı izdir
Ak düşse de saçlara, her baş tâç olmaz
Hüzün ve Zaman
Kimseye gösterme içindeki acıyı
Gösterme ki görmesinler sendeki sızıyı
Eksiğini, zaafını fısıldama rüzgâra
Hayat her zaman merhem olmaz yaraya
Farkında mısın, akşamlar daha erken iniyor şehre
Ağır bir yorgunluk çöküyor omuzlara usulca
Gençlik denilen o mağrur, o pervasız rüzgar
Uzak bir yabancı gibi kaldı hatıralarda
Meğer insan, bazı gerçekleri çok geç anlarmış
Televizyona bak dur,
Allah'a hep dur dur,
Hep böyle kudur
O zaman olur sonun hınzır
Kanalları zaplayıp




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!