Yaş yirmi sekiz, hayaller elveda derken
Dertler bir bir bin ederken
Ümitler bir bir sönerken
Gel en sevgilinin müjdesi bir sabah erken
Haberini bekliyoruz, doğudan batıdan güneyden kuzeyden
Ne telefonumuz vardı ne ekranımız
Boş arsalar, bakkal önüydü dünyamız
Annen çağırıyor! diye inlerken sokaklar
Ezan sesiyle biterdi en heyecanlı oyunumuz
Koşa koşa gidilen o ahşap eşikler
İnsana sevgi ve hoş görüyle bakmak
İşte budur islamı anlamak
Sırtından vurmadan
Mertce gerçeği haykırmak
olabildiğince gür
Sağına ve soluna bakmadan
Bir gün gelirsin dünyaya
Ağlayarak merhaba dersin insanlara
Her şey tadlıdır çocuklara
Hele birde annen baban yanındaysa
Koşarsın sokak sokak
Dostlarla samimi muhabbetti isteğimiz
Hal hatır sormak, özlem gidermekti gayemiz Falan filan derken kabardı gitti listemiz
Ayarı kaçırıp facebookta,dengeyi kaybettik biz
Fotoğraflar videoları aldı başını gitti
Cahiliye dönemi hortladı,sanki geri geldi Hacısı hocası bozdu dengeyi
Arslan gibi gürleyen
Yorulmak nedir bilmeyen
Müslüman olduğunu unutmayan
Hani Fatih'in torunları nerde
Öğrenmekten yılmayan
GÖRSE NE DERDİ NURU HOCA
Eskiden bir cenaze olunca
Konu komşu koşarmış acı paylaşmaya
Koca köy yas tutarmış topluca
Görse ne derdi acep şu halimizi Nuru hoca
Zekât denince yok der dilleri
Ceplerde son model telefonları
Unuttuk biz çoktan doğru yolları
Cüzdanlar konuştu, gösteriş kaldı
Yaşın kadar dairen oldu Türkiyede
Seni gören zannediyor hiç ölmeyeceksin diye
Yatırım yapmadığın şehir kalmadı
Ne diyelim, gözün doysun
Hep diyordun, bir gün tam döneceğim bu yola
Hacca Gidince Siliyorlarmış Günahı
Söyle söyleye bildiğin kadar yalanı
Dünya geniş, soran yok nasıl olsa hesabını
Korkma at iftiranı, yak üstüne cigaranı
Hacca gidince siliyorlarmış günahı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!