Bozkırda bir rüzgâr eser, savurur anılarını.
Cam kırığıdır hatıralar, deler yüreğini.
Pişmanlık gölge gibi sarar dört bir yanını,
Kırdığın kalplerin döner sana acısı.
Gözlerinden süzülür yaş, bir hüzünle.
Yorulduğunu anlarsın, çabaların boş yere.
Koştun değmeyecek hayallerin peşinde,
Artık çok geç; hesaplar kaldı ahirete.
Bir masal sandın hayatı, büyülü bir düş.
Her köşesinde ışık, her adımda gülüş.
Oysa yol karanlıktı, yükler ağır,
Sonunda uyandın, yalnızlığınla baş başa.
Sana duyulan bir hiçti, değer sandın.
Cennetmiş gibi bağlandın, inandın.
Şimdi görüyorsun, bilinmedi kıymetin;
Sana hatıra kaldı bitmeyecek kırgınlığın.
Sızısı var gönlünde, aldığın ahların,
Keşkelere karıştı dinlemediğin öğütlerin.
En büyük çelmeyi taktı kıymet bildiklerin,
Edilecek duaya, dostun vefâsına hasretsin.
Bir zamanlar umuttun, gökyüzü maviydi.
Kuşların kanadında bir şarkı gizliydi.
Rüzgâr bile sustu, diller sessiz şimdi,
Kalbin en derininde bir yalnızlık gizli.
Ne yapsan boşa, geri gelmez gidenler.
Ne söylesen boş, duymaz oldu işitenler.
Zaman bir kum saati, her tanesi bir sızı;
Seninle birlikte dökülüyor bu bitmez acı.
“Döner misin?” dersin eski günlere bir an.
Yüzünde bir tebessüm, içinde heyecan.
Oysa köprüler yıkık, sular çok derindir;
Geriye dönüş yok, kaderin bu sonu bellidir.
6 Eylül 2024 Cuma günü, Saat 16:35'te yazıldı.
Harun Akdağ 2
Kayıt Tarihi : 17.05.2026 11:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!