akşam olsun sessizlikten solgun kızlardan
kirpiklerinin ucu bıçakçıl ve serseri
ve bir düelloya davetli gibi
dursun yeryüzüne baksın ağırdan
güneş'in de sararmaya gittiği akşam
biz öyle güzeliz ki hep kaybederiz
kapalı bir kitap gibi tutma içini
aşar gider bizi suçsuzluğumuz
uyanınca göklere karışan düşler gibi
ellerine baktım iki sıska kuş
birisi diyelim inceden unutulmuş
birisinin ne olduğu gitsin çiçek toplasın
uzak bir sivas'tan mor vakitler toplasın
insan dokunmamaktan sağır olurmuş
evler azaldı dünya'da atlar ve geniş zaman
bu ivedi yaşamak kimlerin tiyatrosu
bir adam var gibiydi -hiç durmadan çalışan-
-bir siteden işte 27. kattan-
sıkıntıdan intihar etti paltosu
eskiden fahişeler elma kokardı
o saklı yerlerinden ve saçlarıyla
-birdenbire değişir geceler ve çalgılar-
parmaklarından diri bir istek akardı
ne olduysa oldu paslandı kilit
bütün gece o turuncu seviştikleri
ürkütülmüş bir sürü yabanıl ve kocaman
öyle olmalı devrim diri ve ağırlıksız
birbirlerine öyle karıştıkları zaman
herkesin öldüğü bir devlet vardır
sana insanları sapsarı anlatayım
dışarıda üşüyen acıkan heykel
çayına fazladan iki şeker atayım
içeriye yanıma kahvaltıya gel
gerçekleri sevmem ben sen de sevmezsin
kar sesleri duruyor kuytu bir dağda
ayın gözlerinde bin ölü temmuz
burada kaç kişi kaldım bilinmez
beni en güzel siz unuttunuz
siyah bir gül açılıyor gibi görmüştüm
masada ikimiz ötekiler o adam
bir çağ değişir gibi kadeh tutuşun
geceyi aldatamaz hiçbir serseri
herkes kendi şarabıdır sarhoşluğunun
gece belki hintli'dir kalküta'da bu vakit




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!