kedi gibi bir karanlık bol bakışlı bol tüylü
suya metale taşa baktı kendini gördü
tersinden nefis bir aşk şaşkınlığımız
o bulanık suya düşürdüğümüz güldü
bunu unutamayız mister karanlık
seni seviyorum sabahın beşi
tatil başlamış kadar yatılı okullarda
ben yaşarken iyiyim her şey yaşarken iyi
taşlar da ölüyor mezarlıklarda
seni seviyorum çekingen akşam
bu kadar konuşmak ejderha ve çin
yeryüzü üzerine ve gündüz vakti
yanımdasın işte buğday ve zencefil bu
kırılgan bir halkın gecesi için
incecik bir dal gibisin saklı ve serin
onlara ilişkin düşündüğümüz
dışarıyla ilgili uzak ve bir yığın düş
odalar ki hayatın en keskin devletidir
pencereye vuran güneş fena üşümüş
şöyle bir bakıyordum durduğum yerden
yüzü
telaşsız sürekli kaba ortaçağ
ezberimizde kalan vakitler gibi
ölüler nerden bilsin kuşların uçtuğunu
bir söylence katarının yıkıldığı ikindi
insan ne yapabilir böylesi durumlarda
seni kimseye benzetmemeyi çizer
saçların yağar sonra omuzlarına
sana bir dokunmaktan yapılmış güvercinler
kadın o adam gibi
başka bir denizde bir denizin yarısı
gök durmadan başka bir göğü tamamlar
adam nereye baksa orası o yer değil
gözlerinde korkunç korkunç amerikalar
gece gece olduğunun zencisi midir
çizgi değil bunlar alnımın çocukları
mevsimini sağaltan aşırılıklar
bakışın hüzünlerin vergisi midir
adam
kısaca esmer sivas gibi yaşıyor
yukarıda gümüş rengi bir uykudayım
gelirseniz yanıma sessizce geliverin
öldüm mü bilmiyorum - öldümse eğer -
çiçekleri sarışın kadınlara gönderin
olmak
ağzın sessizliğin en güzel çocuğudur
terlemiş
soyunuk
derinden öyle
odadan odaya geçmek ayak ucuyla




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!