dün sana baktığım eskidi biraz
buradan yüzyıldır kimse geçmemiş kadar
bugün nedir bu böyle akşama doğru
yorgunlarla dolu geçmediğin sokaklar
gözlerinin çocukları niçin böyle az
ben biraz ağladım öteki yüzyıllarda
bir bıçak nehir gibi aktı kendine
bir elmayı elma gibi gördü bir sağır
bir köpek havladı birinin bakışında
bir kadın bir kadına ölüm gibi çağrılır
suçiçeği kediler eskişehirli kızlar
ne konuşurlarsa onu susarlar biraz
söylemek usanır söylemek olduğundan
sözler ki
boşluğun eşyaları
bir daha bir şehirde yalnız kalırım
nabzımda bir şubat o soğuk böceklerden
bomboş odalar gibi tanıdıklarım
bu kadar adam varken hem bu kadar adam yok
olmamaktan olmuşlar tuhaf tuhaf şeylerden
bunu siz de bilirsiniz
sımsıkı bilirsiniz
inceden bilirsiniz
kan gibi bilirsiniz
adam adama eksik ülke ülkeye
ben burada kendimin dayanılmaz şehriyim
geceye gidiyorum o şarabi vakte
bugün bir çocuk ölmüş gibiyim
yalnızlıktan ki yüz bin başkası insan
bir tuhaf yüzleriyle aynı masada
bakıştılar
ne dediler birbirinin ormanlarına
birazı anlaşılır
birazı anlaşılmaz
pazar yerine gelecek bugün azzari
iki damla su gözlü perçemi kızılırmak
aşşarta'yla buluşacak köle olan aşşarta
bir avuç buğday mıdır özgür sayılmak
yakındılar birbirine bir utu kadar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!