Halil Kumcu Şiirleri - Şair Halil Kumcu

Halil Kumcu

Bir et parçasından başka nedir ki yürek dediğin?
Bu sonbahar yangını… nedir, nereden gelir o vakit?
Neden durduk yerde çalar kulağına o eski şarkılar?
Göğüs kafesini sıkıştırır, siyah beyaz bir kartvizit?

Kader… iki yanı keskin bir bıçak.

Devamını Oku
Halil Kumcu

Bu bendeki eksiklik duygusu,
Kalabalıklar içinde yapayalnız…
Bir düş olmalı bu yaşadıklarım;
Tarifi imkânsız… anlayamazsınız.

Yine özlemle yanıyor kalbim,

Devamını Oku
Halil Kumcu

Keşke hayatım bir yapboz olsaydı,
Ya da geçmişim kurşun kalemle yazılsaydı;
Silebilseydim bütün o kahreden keşkelerimi,
Atabilseydim ömrümden o ceylan gözlerini.

Neden ben, niçin ben Allah’ım?

Devamını Oku
Halil Kumcu

Hiç bu kadar hızlı koşmamıştı yolları,
İkişer ikişer çıktı o yorgun merdivenleri.
Boğazı kupkuru, nefesi kesik kesik...
İşte oradaydı sevdiceği, bir adım ötesinde;
Oysa yanıldı, acı bir gerçek vurdu yüzüne:
Bu sefer yirmi sene "erken" gelmişti.

Devamını Oku
Halil Kumcu

Yitip giden anılar ve o eski ben,
Kapanmaz göğsümde bıraktığın yara.
Girdaplarda sarhoş ve bulanık,
Sonsuz bir boşluk, bitmeyen bir ara.

Sönmeye yüz tutmuş ışık gibi.

Devamını Oku
Halil Kumcu

Damlalar kirpiklerimde titrer sessizce,
Kalbimin duvarında ince bir sızı açar.
Bir toz bulutu gibi uçup gitmek isterim;
Boğazım düğüm düğüm, hüzün ağzıma kadar.

Nemli gözlerim içli hıçkırıklara gömülür,

Devamını Oku
Halil Kumcu

Bazen: “Oluruna bırak her şeyi,”
“Zamanla geçer,” diyorum içimden.
Bu dünyadan, öyle ya da böyle geçiyorum;
Neden o an boğuluyorum, derinden?

Bir yaş ayı yaşanır şimdi;

Devamını Oku
Halil Kumcu

Geçtiğim her yer ayrılık kokuyor,
Sessiz gitmene hiç alışamadım.
Korkudan aklım yerinden çıkıyor,
Sensizliğe inan alışamadım.

Önceleri hasreti hiç tatmadım,

Devamını Oku
Halil Kumcu

Her şeyi baştan yaşamayı ne çok isterdim!
Bıraktığın yerden, patikadan aynı şekilde,
Cehennem olsam gelen yol yakınırken,
Cihan yıkılsa, mahşer kopsa yüreğimde.

Yalnızca kendi gerçeklerimiz varmışçasına,

Devamını Oku
Halil Kumcu

Gün geçmiş ve kurumuş yapraklarda,
Gökyüzünün rengi solmuş dağlarda.
Bir kuşun sesi öter her yarada,
O, düş kurduğum yürekte ağlıyor.
Küçük, kasvetli şehir son satırda...

Devamını Oku