Zamanın boyu kısaldı,
Sessiz bir testere gibi şimdilerde.
Saat gibi ha bire yaralıyor,
Küçücük bir damlanın içinde.
Hepsi geride kaldı yüzünün rengiyle;
İki bin on altıda bir hüzün ayaklandı,
Havada hazan, aynada rüya yankılandı.
Kursakta acı, kederlendi, kapıyı çaldı,
Tarih utandı, sustu, sensizliğe ağladı.
Suçlu sessizlik yalnızlığa büründü,
Umulmadık zamandaki yol aldatıcı.
Yıktı dingin deniz bildik hüzünle,
Karlı gecelerde dipsiz kuyu yaralayıcı.
Dinmeyen öfkenin bedeli,
Zikzaklarla geçen bir hayat,
Bir ileri, iki geri.
Yakaladığım zannettiğim umudu,
Çoktan almış götürmüş birileri.
Söyleyecek sözlerim var,
Bitmez hasretinle, yaz kış,
Umuda bağlanmış her ten.
Hayaller kurmuş, aldanmış,
Kandırmışsın kendini sen.
Bir yangınla sönen gözler,
Başımda esiyor asi bir rüzgâr,
Zulme boyun eğen dilsiz şeytandır.
Gönlümde kor tutar, yanar da yanar,
Zulme boyun eğen dilsiz şeytandır.
Zaman olmuş karla karışık bahar,
Yine kesmişsin sarı saçlarını,
Deli kızın türküsünü söylermişsin.
İçinden dışından dökülen sözler,
Soluna batar, ölürken çürümekteymişsin.
İzin silinmez, kördüğümle sımsıkı bağlanmış;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!