İçin dışın gurbet
Dört bir yanın elalem
Bir sıcacık merhabadan uzaksa elin
Şimdi artık
Türkülere sarılma vaktidir
Yasla başını ezgilere
Denizleri martılara değil
Boğazda düğümlü çığlıklara sor
Ölümleri toprağa sorma
Acısı içinde gömülü mezara sor
Özgürlüğü gökyüzüne değil
Dört duvara çarpan duygulara sor
Yitik duygular çıkagelir ansızın
Bir yerlerde bırakılıp
İmkansız hayallerin
tozlu raflarında unutulmuş
Ya da ne bileyim
Eski bir kitap arasında
İklimler gibi geçersin aklımdan
Bazen kır çiçekleri açar gözlerimde
Saçlarımda papatya büyüsüyle
Meltemler eser yüzüme
Bazen ağustos sıcağı gölgelenir
O derin özlemde
Gözüme düştün ilk cemre misali
Nemli bir bulut gibi yağar düşlerim
Saklımda kalan derin özlemi sar
Silinsin grilikler
Maviden bir perde arala ömrüme
Yedi renk bir yaşam düşsün günüme
Her şeyin sonuymuş gibi hüzünden öte bir telaşe
Kuşlar gökyüzüne sargın
Yapraklar ağaçlara
Şairler şiirlere
Yağmurlar toprağa
Dağlar ovalara
Hayat bir nefesle başlar...
Yolculuğu bir adımla ...
Sevgi gülümsemekle...
Çoğalmak, paylaşımla...
Yaşamak,yaşatmakla...
Umut, düşlemekle olur...
Varlıkta,
Yoklukta
Birbirine omuz veren insanlar,
Gittiler birer, birer...
Artık menekşeler bile emanet edilmiyor
Daire numaralı komşulara...
Kimi damını örten çatının kıymetinden habersiz
Kimi dört duvar arasında gökyüzüne bakar çaresiz
Kimi kaç yüreği soğuturum derdiyle egosuna mahkum gezer insan bedenlerinde
Kimi de "Bir cana kaç yürek eklesem sevinçle yaşar" derdinde
Kimi ne giysem telaşıyla vitrinlerle cebelleşir
Kimi üşüyen bedenini örtmenin kaygısıyla yorgun geceleri sabaha ulaştırır.
Bir avuç güneş yağsa yeryüzüne
Kaç ölgün beden ıslanır kimbilir ?
Çorak yüreklerde
Puşt zulasında tünemiş
Yaşamayı unutmuş biçareler
uyanır belki,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!