Geçmiş dediğin öyle bir yol ki,
Geride kalsa da yürüdüğün yıllar
Eksik kalan ne varsa hayatında
Yeniden tamamlanarak yol verir yarınlara.
İnsan ancak böyle büyür.
Kendini yeniden yarattığın yerde hayat hikâyende yol alır.
Avuçlarımda kalmış sıcaklığını
Ağustos güneşi kıskanır
Ve saçlarım savruldukça
Meltemi senden esen rüzgâr
Eser de eser delice ...
Gözlerimde buğusu tüter
Yarın yaşanacakları
Bugünden
Yürek gözüyle bakanlar hisseder
Gelecek
Bugünü dünden sezenlerindir....
Dokunma öyle kifayetsiz sözlerle
Bu gece ben
Bende değilim ki
Boş bir cüsse var ruhumda
Gözler firari
Kalbim aklımdan azat
Çiy damlası düşmüş gözlerine
Bulutsu bir nemden
Gamzelerinden uçar kuşlar
Suskunluğa yeminli
Gül kurusu yüzünden
Hazan hüzünleri akarken
Yüzümde yılların titrek gölgeleri
Dilimde taş plaklardan kalma
Şarkıların melodisiyle
Saçımda oynaşır eski bir rüzgâr
Uçuşur gümüş tellerden
Eser geçmiş baharlara...
Saklımdadır tüm gerçekliğim
Görüntüm yaşama asılan bir manzara
Oysa ki saçımdan tırnağıma akan
Ve günbe gün artan yağmurlar saklı
Bulutlar bürünmüş
Gözkapaklarıma sargın
Gurbeti yüklendim düştüm yola
Hasreti sığdırdım bir kırgın kola
Bir hoşça kal demedim ben sılama
Gidersen bir selam, sal benim için
Dost bildiklerim bana çoktan el oldu
Sustukça içimde duygular sel oldu
Öyle bir baktın ki
Sıcacıktı için
Tutsan elimi
Yüzümde alevli bir rüzgâr eser...
Sev dese gözlerin
İçimdeki çocuk Coşar...
Ah nasıl yanar
Gökyüzüne şiir yazan ağaçlar
Toprakta karınca
Yedi kat içinde soluklanan börtü böcek
Yurdunu sırtında taşıyan kaplumbağa
Nasıl yıkılır böyle onlarca can, onlarca umut




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!